"İki yüz elli lira getirir,karını alırsın! Fazla istemeyeceğim"
"Yani sen şimdi Asiye'yi vermiyon mu?"
Cankurtaran daha yumuşak bir sesle:
"Söyledim ya kardeşim,parayı getirmeden veremem!"
"Al öyleyse senin olsun. Köyde karı yok değil a! Hayrını gör!"
Kapıyı vurduğu gibi çıktı. İki adım ötede, duvarın dibine sinmiş bekleyen Asiye'yi görmeden merdivenlerden indi gitti.
Yalnız hepsinin yüzünde garip bir can sıkıntısı ifadesi vardır. Elle tutulamayacak kadar ince,asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı,biraz dikkat edince kahkahalarda boş bir çınlama,gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir
Her yerde, her vesileyle kavga çıkardığı,en küçük nizalarda bile elini bıçağına atıp: "Yakarım ulan,kanını içerim ulan,beni katil etme ulan!.." diye bağırıp palavralar savurduğu için,daha bir kişiyi bile yaralamadan adı Katil Osman olmuştu