"Aylaklığı insanin kendini şımartması, tatile çıkması ya da zaafı olarak göremeyiz; bedenimiz için D vitamini neyse beynimiz için de aylaklk odur, yani zaruridir ve D vitamini eksikliğinden kaynaklı kemik hastalıkları iskelet yapımızı nasıl deforme ediyorsa aylaklıktan mahrum kalan beynimiz de aynı şekilde zihinsel deformasyona uğrar. (...) Belki garip gelecek ama herhangi bir işi başarıyla yerine getirmek için aylaklık elzemdir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Wattpad dünyası benim için bitmiş. Bu kitap bana bunu öğretti. Birkaç yıl önceki halim bu seriyi çok severdi (yine birkaç şeye takılırdı ama genel olarak severdi) fakat şu anki ben sevemedi. Sevmedim. Gökçen'e vereceğim zamana üzüldüm açıkçası ve en sonunda yarım bıraktım. Birinci kitapta da takıldığım bazı kısımlar vardı özellikle kelimelerin sonuna eklenen o "-ko" ekleri en sevmediğim noktaları (bu kitapta da aynı kelime kullanımları var). Evet bazılarına samimi geliyor ama ben normal hayatta kullanımını bile sevmezken bu konuşma ya da yazma biçiminin kitapta yazıyor oluşu sinirlerimi bir yerden sonra çok bozdu. Fikrimce kurgu kitabı olsa bile böyle bir yazı biçimi olmamalı. Hoş değil. Samimi değil. Sadece bu da değil. Ana karakterler otuzuna merdiven dayamış insanlar ama konuşma biçimleri asla o yaş civarına uymuyor. Tamam çocukluk arkadaşı olabilirsiniz ama konuşma tarzınızın yaşınızla orantılı olarak seviye atlamış olması gerekirdi diye düşünüyorum. Son olarak okuduğum yere kadar kendini o kadar fazla tekrarladı ki bir süre sonra yazarın kitabın uzaması için bu uzatmaları yaptığını düşünmeye başladım. Bunlar ve birkaç küçük detay kitaptan soğumama neden oldu. Birinci kitapta eğlendiğim kadar, bu kitapta o kadar hayal kırıklığına uğrattı (okuduğum yere kadar tabii). GökçenGökçen 2Loresima