işçinin pençeleri kömürde
düşmanının pençeleri tetikte
yatıyor kardeşimin kanlı ölüsü
yatıyor kömür ocaklarında
nedir ki onbeş kuruş
nedir ki bir sıcacık somun ekmek
bir koca günde!
yoktu yok
verecek hiçbir şeyleri yoktu yüreklerinden başka
ve barışın demir kapılarında sıkılmış yumrukları
toprağı sürer gibi demiri döver gibi dövüştüler
düştüler
birgün yine kalkmak için ayağa
ve bu çetin kavganın
mustafa kemal dedik adına
efendiler efendiler efendiler!