Hakan Günday..
Kitap ile ilgili okuyup okumama adına bir öneride bulunmamı isterseniz, okumamanızı öneriyorum. Çünkü ne kadar çok geç okursanız, pişmanlığınız da o kadar çok büyük olacak.
Daha önce başka yazarların başka kitaplarını okurken "acaba.." diye bir tereddüt içeren kelime, dalından düşmeye meyilli elmanın içindeki kurtçuk gibi benimi kemirirken; Hakan Günday okurken "keşke.." diye içinde huzur barındıran bir çocuğun mutluluğuyla tebessümün seyrine düşüyor gözlerim.
Barbaros, Cenk, Hakan ve Afgan isimli 4 arkadaşın Piç'lik serüvenini anlatan bu kitapta; hayatın gerçekliğini çıplak göz ile görebileceğiniz, saydam ve yalın bir anlatım ile karşılaşacaksınız. Kitabı okurken zaman zaman tebessüm edecek, zaman zaman hüzünlenecek, zaman zamansa ağzınızdan salyalar saçarak küfürler savuracaksınız evrenin boşluklarına.
"Biliyor musun Barbaros, bazen ne düşünüyorum ? Yaşamaya
büyük bir yeteneğim olduğunu düşünüyorum. Yani nasıl yaşanması gerektiğini çok iyi biliyorum. İyi hayat nasıl geçirilir, çok iyi biliyorum. Ama ilgimi çekmiyor. Yani yaşamaya büyük bir yeteneğim var ama ilgimi çekmiyor."
4 farklı Piç'in 4 farklı Hiç'lik felsefesi üzerinde, yaşamın saç teli kadar ince yolunda yürüyen, sonunda ne olacağının farkında olan 4 münzevi..
"Kendimi beyaz kadranlı, Romen rakamlı bir duvar saatindeki
saniye çubuğu gibi hissediyorum. Sadece dönüyorum. Zamanın
kendisiyim. Geçiyorum."
"Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer. İçsen de tükenir içmesen de. Bu yüzden hayattan tat almaya bak. Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da."
-Neyzen Tevfik-