Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde “Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşürür mü?” diye sorulmuş, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun yanıtı ise kamuoyunda yüksek tepkilere neden olmuştu. O yanıtta, “Babanın kendi öz kızım öperken şehvet duyması durumunda nikâhın ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur. Hanefilere göre ise babanın, kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda kızın annesi bu babaya haram olur. Ancak bu tür sonuç doğuracak tutmanın, teni tenine değerek olması ya da altının sıcaklığını iletecek kadar ince bir örtüden olması gerekir. Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir. Şehvet duymanın işareti, erkeğin organında bir uyanma, uyanıksa uyanışının artması, kadının da kalbinin heyecanla çarpmasıdır” denmişti. Siz ne düşünüyorsunuz? Yüksek Kurul’un yanıtı doğru mudur, doğruluk payı var mıdır? Ya da doğrusu nedir?
“Din işleri Yüksek Kurulu’nun yanıtı klasik fıkıh kitaplarına dayanmaktadır. Bu kitapların temel özelliklerinden biri, olası konular hakkında da sayısız fetva içeriyor olmasıdır. Fıkıh âlimlerinin ensest konusundaki görüş ve fetvaları, meselenin en başından haram hükmüne bağlanıp bunun dile getirilmesinin dahi son derece çirkin olduğuna dair ahlaki bir uyarı olması gerekirken, “Babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur. Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz” gibi ifadelerle yorum yapılması hakikaten talihsizliktir. Çünkü bu tür ifadeler ensest ilişkinin sanki normal
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
_Şunu esas olarak
kabul etmeliyiz ki, insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların,
bayağılıkların sebebi
işte bu her şeyden evvel
'kendini düşünme illetidir'...
Nietzsche ;"Kutsal kitaplarda çokça adı geçen 'şeytan', gerçek dünyada size ahlak dersi veren bir yobazdan başka bir şey değildir." diyor ve ekliyor: "Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu odur.'"