"ama bilmen gerekir ki, benim bir duvarım var etrafıma ördüğüm.
mutlu olsam bile bunu sana anlatamam
veya gösteremem.
gözlerinin içine bakabilirim ama senin derinliklerine ulaşamam.
beni anlıyor musun?
ben o duvarın gerisindeyim.
o duvarla kapattım kendimi, her şeye.
o kadar uzağım ki her şeye...
sıcak, neşeli,
hayat dolu olmak istiyorum.
küçük düşürülmekten çok korkuyorum.
yerin dibine geçmişim gibi oluyor.
ama o rezilliği ve onunla birlikte yerin dibine batmayı da kabul ettim.
beni anlıyor musun?
kendini bir düş kırıklığı olarak görmek ne acı.
bazı insanlar, iyi niyet kisvesi altında aşağılayarak sana ne yapman gerektiğini söylerler.
yaşayan bir canlıyı ezip geçme isteğiyle yaparlar bunu.
ben bir ölüyüm.
hayır, bu fazla duygusal oldu.
ölü değilim.
ama haysiyetim olmadan yaşıyorum.
kulağa saçma ve yapmacık geliyor, biliyorum.
birçok insan kendine saygısı kalmamış bir hâlde yaşar.
kalpten yaralanmış, ve üstüne tükürülüp aşağılanmış bir şekilde.
onlar, yalnızca yaşıyorlardır.
başka hiçbir şey bilmezler.
hem bilseler bile, ona hiçbir zaman ulaşamazlar da.
insan hiç, aşağılanmak yüzünden hasta olabilir mi?
bu, onunla yaşamak zorunda olduğumuz bir illet mi?
özgürlük hakkında pek çok konuşuruz.