📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Faşizm de Komünizm de, bir azınlık tarafından halkın önceden tasarlanmış bir kalıba zorla sokulması girişimidir. Bunların her ikisi de halka, bir adamın makine yapmak için gerekli malzeme ye baktığı gözle bakarlar: malzeme bir sürü değişiklikler geçirir, ama kendilerinde var olan herhangi bir değişim yasasına göre değil, makineyi yapacak olan adamın amaçlarına göre.
Hemen hemen her alışverişte, satıcı daima alıcıdan daha memnundur. Bir çift ayakkabı alacak olsanız, satıcı, bütün meslek hünerlerini ortaya döker ve size ayakkabıları satan kişi küçük bir zafer kazanmış gibi hisseder kendini. Öte yandan siz, kendi kendinize şöyle demezsiniz: «Ne yiyebildiğim, ne de giyecek olarak kullanabildiğim, ama bu güzelim ayakkabılar yerine taşımak zorunda kaldığım şu pis kâğıt parçalarından kurtuldum da ne iyi ettim!» Aldığımız şeyi, satışa oranla önemsiz sayarız. Bu kuralın dışında kalan durumlar sadece, isteme oranla sununun sınırlı olduğu durumlardır.
Mimarlığın en eski çağlardan beri iki amacı vardır: birincisi tamamiyle yarar güden amaç, yani insanlara sıcaklık ve barınak sağlama amacı; öteki de siyasal amaç, yani, bir fikri insanların kafasına, o fikrin taştan ifadesinin gözkamaştıncılığı yoluyla yerleştirme amacıdır. Yoksulların konutları bakımından birinci amaç yeterliydi; ne var ki, tanrıların tapınakları, kralların sarayları göksel güçler ile bu güçlerin yeryüzündeki sevgili kullarına karşı insanlarda korkuyla karışık saygı yaratmak amacıyla dikiliyordu.