Ders kitaplarından adına fazlaca aşina olduğumuz bir eser Felatun Bey ve Rakım Efendi. Roman türünün edebiyatımızda yeni yeni yer edinmeye başladığı bir dönemde yazılmış olmasının da etkisi var elbette ancak kesinlikle anlatımı ve dili zayıf. Başı sonu belli kesintisiz bir olay örgüsü de pek yok, daha ziyade Rakım'ın ve Felatun'un yazarın görmemizi istediği birkaç hâlini görüyoruz, o kadar. Laf ana karakterlerimize gelmişken onlardan bahsetmemek olmaz. İlk problem şu ki yazar bile kitabın yarısının Rakım'a yarısınınsa Felatun'a adandığını söylüyor ancak tanıtıldığı kısım dışında Felatun'u merkeze alan bir bölüm yok. Rakım'la karşılaştıkça kendisinin hayatındaki gelişmeleri öğreniyoruz o kadar. Peki bu kadar yer işgal eden Rakım başarılı bir karakter mi? Maalesef. Rakım da Felatun da siyah beyaz, uç tiplemeler. Rakım her zaman ahlaklı, iffetli, bilge; üstelik şansının yaver gitmediği tek bir an bile görmüyoruz. Bu kişilerin yanlış batılılaşmayı ele almak için oluşturulduğunu biliyoruz ama bu kadar köklü bir toplumsal meseleyi temsil eden kahramanlar daha komplike olmalı, bence.
Teknik anlamda zayıf olsa da roman türünün Türkçeye henüz katılmış olduğu bir dönemde yazıldığü göz önünde bulundurulmalı. Okuyun ancak bundan daha öncelikli eserlerin beklediğini de unutmayın.