Necip Fazıl bildiğiniz gibi din adamı değil, dini bilmez, Arapçası da yoktu. Ama bir Osmanlı kültürü almıştı. Osmanlı kültürüyle İslamcılık da yapardı. Tabii Necip Fazildan başka insanlar da vardı söz gelimi Hüseyin Hilmi Işık, Ahmet Davutoğlu gibi adamlar. Şimdi bunlar İslam dünyasinda, özellikle Türkiye'de dini ilimler alanında kaynaklara inecek biçimde dini inceleyen, araştıran akademisyenlere ortaya çıkınca tahammül edemediler, Necip Fazıl da tahammül edemedi.
Hüseyin Hilmi Işık... Kur'an-ı Kerim'de müraccat eden, Kur'an-ı tefsir tercüme eden kimselerin aleyhinde bulunuyordu. Kur'an-ı anlayanlar anlamış, bizim o anlayanlardan dini anlamaya çalışmamız lazım, müçtehitler bunu anlamışlar, müçtehitler ne demişlerdi bizim onunla yetinmemiz lazım diyordu. Hatta bir yazısında "Piyasada ne kadar dinsiz adam gördüysem meal okuyarak dinden çıkmış" diyordu.