Alışkanlıklarımızın bizi yönlendirdiği yerle sınırlıyız. Gün içinde karar anlarını iyi yönetmek bu yüzden çok önemlidir. Her gün pek çok andan oluşur ama gireceğiniz yolu aslında alışkanlığa dayalı birkaç tercih belirler. Bu küçük tercihler üst üste biner ve her biri bir sonraki büyük zaman dilimini nasıl geçireceğinizi tayin eder.
Alışkanlıklar bir otoyolun giriş rampası gibidir. Sizi bir yola sokarlar ve daha ne olduğunu anlamadan kendinizi bir sonraki davranışa doğru son sürat ilerlerken bulursunuz.
İki saat boyunca kötü bir filmin karşısında oturursunuz. Tamamen tok olmanıza rağmen atıştırmaya devam edersiniz. "Sadece bir saniyeliğine telefona bakacakken bir de bakmışsınız ki yirmi dakikadır ekrana takılı kalmışsınız.
Bu şekilde düşünmeden takip ettiğiniz alışkanlıklar sıklıkla düşünürken yaptığınız tercihleri belirler.
Çoğumuz eleştiriden kaçınmak konusunda uzmanız. Göz önünde başarısız olmak ya da eleştirilmek iyi gelmediği için bunun olabileceği durumlardan kaçınmaya çalışırız. Ve eyleme geçmek yerine hareket halinde kalmakla yetinmenizin en büyük nedeni budur: başarısızlığı geciktirmek.
Arzu şu anda olduğunuz yer ile gelecekte olmak istediğiniz yer arasındaki farktır. En küçük eylem bile şu anda hissettiğinizden farklı hissetme motivasyonuyla renklenir. Kısa sürede hızlı hızlı atıştırdığınızda, bir sigara yaktığınızda ya da sosyal medyada dolaştığınızda aslında istediğiniz şey patates cipsi, sigara ya da bir sürü beğeni değildir. Aslında istediğiniz, farklı hissetmektir.