Eser çoğunlukla Fidel Castro'nun hayatını konu alsa da Küba hakkında da önemli bilgiler veriyor. Küba bir ada ülkesi olmakla beraber ilk yerleşim tarihi milattan öncesine dayanıyor. 1492'de Kristof Kolomb tarafından keşfedilmiş ve 1511 yılında da İspanya'nın hakimiyeti altına girmiştir. Küba baskı ve zulümle yönetilmiş. Yerli halkın sayısı azaldığı için Afrika'dan köleler getirilmiş.
Küba 1899 yılında İspanya'ya karşı bağımsızlık savaşını kazandıktan sonra ülkede kalan boşluğu ABD doldurmuştur. 1940 yılında ABD, darbe ile devlet yönetimine Batista'yı getirmiştir.
Ülkenin içinde bulunduğu siyasi durum, halkın yoksulluğu ve eğitim-sağlık hizmetinden eşit olarak yararlanamaması ciddi bir sorun olarak görülmüştür. Bu sorunlar karşısında Fidel'in de içinde bulunduğu bir grup hükümete karşı bir ayaklanma başlatmış ancak ayaklanma başarısızlıkla sonuçlanmış ve Fidel hapse atılmıştır. Fidel Castro'nun yaşadığı ve yaşayacağı mağlubiyetler onu ideallerinden vazgeçirmemiş ve en son kazanan Fidel olmuştur. Devletin başına geçmesinin ardından birçok alanda devrimler gerçekleştirmiştir. Küba'yı sosyalizmle yönetmiştir. Burada şunu merak ediyorum; Küba'da yıllardır sosyalizm altında yönetilen halk bugün bu gidişattan memnun mudur?
Sosyalizm başlangıçta işçi sınıfının sorunlarına çözüm üretmek için ortaya çıkmıştır. Maksim Gorki'nin ana eserinde de aynı sorunlara değinilmiştir. Dünyanın her yerinde yaşanan ya da yaşanabilecek işçi sorunlarına bir çözüm muhakkak gerekecektir. Toplumda fakirliğin-zenginliğin dengelenmesinde, işçilerin eşit hak ve eşit çalışma koşullara sahip olmasının tek çözümü her zaman sosyalizm midir?
Fidel Castro'ya gelirsek; dünyanın süper gücü olarak bilinen ABD'yi defalarca mağlup etmesi, ülkesini tamamen bağımsızlığına kavuşturması ve gerçekleştirdiği
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Amerika'da ihtiyaçlar bitmek bilmiyor... Çünkü artık ihtiyacı yaratan doğa değil, insanın kendisi! Mesela 1968 model bir otomobil sahibi, 1969'da otomobilini değiştirmezse kendisini mutsuz hissetmeye başlıyor. Bu gereksinimin yozlaşmasıdır!