Esma-i Hüsna şarihi Ali Osman Tatlısu der ki: "Allah insanlar için geçim sebepleri yaratmış ve maişetini temin etmek için herkesi bir sebep ucuna yapışmakla mükellef tutmuştur."
(En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana-Fatma Bayram- sayfa 157- Mukit)
" Eğer bir toplumda insanlar çalıştıkları halde en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorlarsa orada insanların kurduğu zalim düzen Allah'ın yarattığı sistemi bozmuş demektir. Zaten açlık, azıkların yetersizliğinden değil, insanların açgözlülüğünden doğar. "
(En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana-Fatma Bayram- sayfa 159- Mukit)
Ayet-kerimedeki "hikmet", Allahu Teala'nın Resûlune indirdiği Kur'an'ın hükümlerini, gizli ve ince manalarını anlama, onu yaşama, onunla hükmetme ve onu uygulama ilmidir; bunu da Resûlullah sünnetiyle ortaya koymuştur. Kendisi de " Şüphesiz bir Kitab ve onunla birlikte bir benzeri ( açıklama ve uygulama ilmi ) verilmiştir." buyurmuştur.
Buhâride de Resûlullah, "Bütün ümmetim cennete girecek, ancak sünneti hesaba katmayanlar giremeyeceklerdir." buyurmuştur. Yüce Allah da Kur'an'da ona itaati emretmiştir.
Bir de İmran b. Husayn "Kur'an'dan başkasından bahsetmeyin." diyen adamı; " Namaz, zekat vb. hükümleri nereden öğrendin?" diyerek meclisten kovmuştur.
(Al-i İmran Suresi 164.Ayet'in Tefsiri)
Batı dışı toplumlar modernleşmeyi genellikle resmi devlet politikası ile hızlı ve topyekun bir şekilde gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bu durum, modernleşmeye karşı toplumda ve aydınlar arasında bir reaksiyon oluşmasına yol açmış, çoğu zaman duygusal tonu yüksek muhafazakar ve milliyetçi tepkiler ortaya çıkarmıştır.
(Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.5)
Batı dışı toplumlar için hedef Batılı olmaktır. Bunun en önemli nedeni ise Batı'nın 17.yy'dan itibaren kalkınması, gelişmesi ve teknolojik üstünlüğüdür. Batı ile rekabet etmekte zorlanan Batı dışı toplumlar, genellikle hazır reçeteler, uygunluğu denetlenmemiş kalıplarla kendi toplumlarını hızlı bir transformasyona sokma çabasında olmuştur. Bunun sonuçları ise bugün de hala süren kimlik tartışmaları, toplumsal ve ideolojik bölünmeler biçiminde görülmüştür.
(Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.6)
Rus toplumunda bu modernleşmeye karşı Rus bilincini, Rus ruhunu, Rus inancını merkez alan Narodnik, Slavist bazı düşünceler ortaya çıkmıştır.
(Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.22)