“Bana olan sabrını sonuna kadar tükettim. Gerçek duygunu hep merak ettim. Bu karşı hiçbir duyguyu barındırmıyordun.”
“Barındırdığım bir duygu vardı," dedi Bronz.
“Nefretti.”
“Benida kart bundan sorumlu tutmuyorsan..”
Bronz benim yerime cümleyi tamamladı “O kartı seninle bulmak istiyorum.” dedi.
Bunu söylerken gözlerimin içine oldukça ciddi bir şekilde bakıyordu.
“Kartı benimle bulmak istiyorsun.” diye tekrar ederken kaşlarım mümkünmüş gibi daha da havaya kalktı.
“Neden?”
“Uzun bir süre boyunca tek başıma, kimseye hiçbir sey demeden kartımı alan kişiyi bulmaya çalıştım.” diye açıkladı.
“Tam buldum derken tekrar en başa döndüm. Bir oyunun içinde miydim yoksa bu bir illüzyon muydu bir türlü anlamıyordum fakat anladığım bir şey varsa o da bütün yolların sana çıktığıydı.”
“Herkesin bir hayali vardır.” dedi.
“Benim bile.”
“Merak ettim şimdi ama sorsam söylemeyeceksin gibi.”
Ölümün soğukluğunu aratmayan sesiyle, “Kurşun asker.” dedi.
Kelimelerinde is vardı.
“Bir kurşun asker olmayı çok isterdim. Fakat ben kül asker oldum.”