Sözcükler putlaşabilir, makineler putlaşabilir; liderler, devlet, yetke ve siyasal gruplar da bu işi görebilir. Bilim ve bir komşunun düşünceleri de putlaşabilir ve Tanrı zaten pek çokları için putlaşmıştır.
Ne bilinçaltına bir tanrıymış gibi tapmalıyız, ne de onu bir ejderhaymış gibi kılıçtan geçirmeliyiz; kendimizin o parçasını olduğu gibi görmeliyiz; ona alçakgönüllülükle, derin bir mizah anlayışıyla yaklaşmalıyız, ne yılgıyla ne de korkuyla.
Bir öğreti akıldışı da olsa bir kez toplumda güç kazandı mı milyonlarca insan, o öğretiye inanmayı toplum dışına itilmek ve yapayalnız kalmak duygusuna yeğler.