Adı:
Psikanaliz ve Din
Baskı tarihi:
15 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754685657
Orijinal adı:
Psychoanalysis And Religion
Çeviri:
Elif Erten
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Psikanaliz ve Din
Psikanaliz ve Din
Çoğunlukla yetkeci din, gerçek insanların gerçek hayatlarıyla neredeyse hiç ilintili olmayan çok soyut ve çok uzak bir ideali gerçek sayar. Şimdiki durumda ve zamanda yaşayan insanların hayatları ve mutlulukları, “ölümden sonra hayat” ya da “insanlığın geleceği” gibi idealler uğruna feda edilebilir; ileri sürülen amaçlar her yolu haklı çıkarır ve dindar ya da laik bir “seçkinler sınıfı”nın elinde soydaşlarının hayatlarını denetim altında tutmaya yarayacak semboller haline gelir.





“Karmaşık dünyamıza uygun ve kışkırtıcı bir kitap bu. Dinin ıskaladığı hususlara işaret ediyor ve hem psikoloji hem din öğretmenlerine değerli bir bilgi kaynağı sunuyor. Bu kitap, psikanalizin bilinçaltı çatışmalarını açığa çıkarmaya yardımcı olacaktır.”


-New York Herald Tribune-
120 syf.
·9/10
Tarih boyunca dini inancın insan zihninde edindiği yerlere, geçirdiği aşamalara bir bir değiniliyor. Bu konudaki Freud'un din karşıtı, Jung'un ise din taraftarı olduğu algısının yanlışlığını alıntılarla ortaya koyuyor. Yeri geldiğinde de yetkeci ve insancı dinler diye bir ayrımla hangi tür dinlerin insana yarar sağladığı, hangilerinin ise nevrozları besleyerek zarar verdiğini açıkça dile getiriyor.
Özellikle sevmenin doğası üzerine çok sağlam tespitler var. İnsanlardaki sahipleniciliğin, kişiye bağımlılığın, kontrol etme özleminin sevgi belirtisi olarak algılanmasına rağmen kitapta bunun anlamsızlığına dair mantıklı açıklamalar var.
Düşünmek üzerine usavurumculuk diye bir kavram öne sürüyor ki kitapta en fazla sevdiğim noktalardan biri bu. İnsanların neden kabul ettiği değerlerin arkasında durmadığını, neden mesele fikri için mücadele etmeye gelince çil yavrusu gibi dağıldığını açıklayan muazzam bir kavram bu usavurum.
Psikanalistin görevi ve yöntemi üzerine aralara kaynayan görüşler ise kitabın tuzu biberi olmuş tam olarak.

Fromm alıntı yapılacak bolca tespit ve düşünsel derinlik sunuyor, üstelik bu konuları yazmanın kavramsal zorluğu yüzünden çoğu kitap oldukça zorlayıcıyken yazar nispeten çok daha anlaşılır yazıyor.
Fromm'a -önünde önlük iliklenecek dehası yüzünden- saygımın katkat artmasını sağladı bu kitap.
Nitelikli okumalar.
120 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Erich From çağımızın en önemli düşünür, yazar ve psikanalistlerin biridir.Bu yapıtında psikanalizin dinle olan bağlantılarını incelemektedir.İnsanın din ve tanrı algısı da psikolojik bütünlüğünden, kişisel gelişmişliğinden ayrı tutulamaz. Bu bağlamda dinleri ''yetkeci dinler'' ve İnsancı dinler olarak ikiye ayırır.
Yetkeci din; insanın alınyazısını belirleyen tapılmayı hakeden, üstün, görünmez bir güce tam anlamıyla itaat ve teslim olma temeline dayanır.Bu anlayışta temel erdem itaat, günah ise itaatsizliktir.Yani etik değerler çok daha gerilerde kalır.İnsan güçlü yetkeye teslim olarak yalnızlık ve eksiklik duygusundan kaçar.Tanrı'nın bilgeliği ve ihtişamı karşısında kendi aklını hor görür böylece bağımsızlığını yitirir. Dua yoluyla da yitirdiklerini geri ister.Ölümden sonraki hayat uğruna, şimdiki zaman hazlarından ve özgür bir birey olmaktan vazgeçen insan ''seçkinler sınıfı'' nın elinde oyuncak olur.Bu tür dinlerde inananlar sevgi ve aklın biricik sahibi Tanrı'yı yücelttikçe kendilerini de alçalttıklarının farkında değillerdir.Kendini değersiz gören kişi zamanla gerçekten acizleşip, değersizleşir ve kendine yabancılaşır.Artık belkiş Tanrı'ya daha çok yaklaşmıştır, çünkü yitirdiği değerleri Tanrı'ya yansıtmıştır.İnsanın tapınma yoluyla kendine yabancılaşması onun Tanrı'ya karşı kölece bir bağımlılık hissetmesine neden olmaz, aynı zamanda ahlaksızlaştırır.Bu tür inananlar yaşamı dini ve dünyevi(laik) olmak üzere ikiye ayırır.Gündelik yaşamda sevgiden yoksun davranır,kendi sevgisizliği kendini günahkar hissetmesine neden olur ve Tanrı'ya daha çok bağlanır.
İnsancı dinler ise merkezine insanı koyar, erdem olarak ise boyun eğme değil , onun sevme ve düşünme yetisini geliştirerek kendini gerçekleştirmesi olarak değerlendirir.İnsancı dinlerde ruh hali sevinçtir, keder ve suçluluk değil. Tanrı buyurganlığın ve gücün sembolü değil, insanın hayatı boyunca kavramak istediği gerçeğin, yeteneklerin en üst noktasıdır.İnsanın ne olması gerektiğidir. Vicdan Tanrı nın içselleştirilmiş sesi değil, insanın kendi sesidir. Kendimizi kaybetme korkusu yaşadığımızda bize kendimizi hatırlatan , bütünlüğümüzün bekçisidir.Günah herşeyden önce Tanrı'ya değil kendimize karşı işlenir.
İçinde bulunula toplum yapısı ve o toplumca benimsenilen din arasında çok yakın bir bağ vardır. Yetkeci dinle yönetilen toplumlarda, kendi aklını hor gören, özgürlüğünden vazgeçen birey , ne kadar insanlıkdışı olursa olsun, öndere hastalıklı bir bağlılık oluşur.Cezalandırıcı, korku verici bir Tanrı'ya tapmakla , benzer özelliklerde bir lidere tapmak arasında fark yoktur.Bu tür toplumlar çoğunlukla diktatörlükle yönetilir. Toplum üyeleri , kendi isteklerinden vazgeçerek , sorgusuz teslim olarak mazoşist bir doyum yaşarlar. Zaten artık tapılan Tanrı değil, onun adına konuştuğunu söyleyen gruplardır. Oysa özgür ve bağımsız olmayan bireyde akıl ve muhakeme gücü gelişmez.
120 syf.
Kitabın orijinali 1950'de Yale University Press tarafından "Pschyoanalysis and Religion" adıyla yayınlamıştır. Bendeki 1982 basımı fakat Türkiye'de en yeni baskısı bildiğim kadarıyla Say Yayınları tarafından yapıldı. Konu içeriği olarak kitap iki bölüme ayrılabilir ki ilk bölüm Sigmund Freud ile Carl Jung'un psikanaliz yorumlarının karşılaştırılmasıdır. Erich Fromm'un diğer kitaplarında da benzeri tartışmalar vardır. İkinci kısım ise dinin gerekliliğine sebep olan psikanaliz etmenlerdir. Yazar kitapta din ile psikanaliz tecrübelerin çelişip çelişmediği sorgulamaz. Söylediği şey, din olgusunun da psikanaliz yoluyla incelenen insani ihtiyaçlardan biri oluşudur. Konuyla ilgilenenler sevecektir.
120 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
"Bir amaca bir düşünceye ya da Tanrı gibi insanın üstündeki bir güce bağlılık, yaşarken duyduğumuz tamamlanmamışlık ihtiyacının bir ifadesidir."

Yukarıdaki cümle Freud'a ait; peki biz bu cümleyi İslâm nazarıyla ele aldığımızda nasıl eleştirmeliyiz?
* Yaratıcımız, bizi var eden, Rab; bizleri bir amaç uğruna yaratmış ve neticede hakk ve hakikat menziline ulaşmamızı emretmemiş midir? Bu menzil yine varlığımızın sahibi olan Rab değil midir? Hülâsa doğal olarak Rabbini bulamadan tamamlanmış olmak mümkün değildir .
120 syf.
·Puan vermedi
Objektif bir yaklaşım olmadığı aşikar ancak din ve psikoloji ile ilgilenen birisi için muhakkak okunması gereken bir kitap. Dinin, bir bütün olarak ele alınıp bunun psikanalizle bağlantısı kurulması yerine, dini kültürler ve bilhassa batıda hakim olan Hristiyanlik dini ve coğrafya kültürüyle bütünleştirilmiş bir biçimde ele alınmış. Özetle, din ve kültür birbiriyle bağdaşık, oldukça subjektif bir anlatım ancak eleştirel bakış kazanmak amacıyla okunabilecek bir eser.
“Asıl mesele inananlar ve inanmayanlar arasındaki fark değil, umursayanlar ve umursamayanlar arasındaki farktır”.
İnsanlar asıl sorunun sevilmenin zorluğu değil de sevmenin zorluğu olduğunu; insanın ancak sevebilirse, sevme yeterliği başka bir insanda sevgi uyandırırsa sevileceğini; sevme yeterliğinin ama sahte olmayan bir sevme yeterliğinin çok güç elde edilen bir kazanç olduğunu bilmiyorlar.
Güzel şeyler yarattık ama kendimizi bu görkemli çabaya değecek varlıklar olarak anlamlandırmayı başaramadık.
Erich Fromm
Sayfa 11 - Say yayınevi (çev. Elif Erten-Ebook-165 sf)
İnsan kendi kuralları ve yazgısı olan yepyeni bir dünya yarattı. Ve aynı insan yarattığı bu şeye bakarak içtenlikle onun tatmin edici olduğunu söyleyebilir.

Ama kendine bakarak ne söyleyebilir ki?
Erich Fromm
Say Yayınları/Çeviri:Elif Erten/2. Baskı 2010
Psikanalist, Tanrıbilimci ya da filozof değildir ve bu alanlarda yeterlik iddiasında bulunmaz ama felsefeyle ve Tanrıbilimle tam olarak aynı konuyu ele alır: İnsanın ruhu ve ruhun tedavisi.
Erich Fromm
Say Yayınları/ Çeviri: Elif Erten/2. Baskı 2010
İnsan eğer sevgisizse tüm yeteneğine, zenginliğine ve zekâsına karşın bile içi boş bir kabuktur. İnsan iyi ve kötü arasındaki farkı bilmeli, vicdanının sesini dinlemeyi ve izlemeyi öğrenmeli.
Erich Fromm
Say Yayınları/ Çeviri: Elif Erten/ 2. Baskı 2010
Son zamanlarda yapılan bir anket iyi bir örnek sunuyor. Birleşik Devletlerde Kuzey ve Güney’de yaşayan beyazlara iki soru sorulur: (1) Tüm insanlar eşit mi yaratılmıştır? (2) Zenciler beyazlarla eşit midir? Güney’de bile ilk soruya olumlu yanıt verenlerin sayısı % 61’dir oysa ikinci soruya olumlu yanıt verenlerin sayısı yalnızca % 4’tür (Kuzey’deki rakamlar sırasıyla % 79 ve % 21’dir). Sadece ilk soruyu kuşkusuzca onaylayan biri, sınıflarda öğretilen ve genel olarak kabul görmüş saygın öğretinin bir parçası olan düşünceyi anımsamıştır, oysa bu düşüncenin kişinin gerçekten hissettikleriyle bir ilgisi yoktur; kafasındaki bu düşüncenin yüreğiyle bağlantısı yoktur, dolayısıyla da eylemlerini etkileyebilecek güçte değildir.
Erich Fromm
Say yay. (Usavurum ile düşünce çok farklı şeylerdir)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikanaliz ve Din
Baskı tarihi:
15 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754685657
Orijinal adı:
Psychoanalysis And Religion
Çeviri:
Elif Erten
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Psikanaliz ve Din
Psikanaliz ve Din
Çoğunlukla yetkeci din, gerçek insanların gerçek hayatlarıyla neredeyse hiç ilintili olmayan çok soyut ve çok uzak bir ideali gerçek sayar. Şimdiki durumda ve zamanda yaşayan insanların hayatları ve mutlulukları, “ölümden sonra hayat” ya da “insanlığın geleceği” gibi idealler uğruna feda edilebilir; ileri sürülen amaçlar her yolu haklı çıkarır ve dindar ya da laik bir “seçkinler sınıfı”nın elinde soydaşlarının hayatlarını denetim altında tutmaya yarayacak semboller haline gelir.





“Karmaşık dünyamıza uygun ve kışkırtıcı bir kitap bu. Dinin ıskaladığı hususlara işaret ediyor ve hem psikoloji hem din öğretmenlerine değerli bir bilgi kaynağı sunuyor. Bu kitap, psikanalizin bilinçaltı çatışmalarını açığa çıkarmaya yardımcı olacaktır.”


-New York Herald Tribune-

Kitabı okuyanlar 137 okur

  • Hermann Hesse
  • Ali Can
  • Özlem Yalçin
  • gizem gurkan
  • Derya Ortabas
  • Ataraxia
  • Sedat Aktaş
  • Veysel Demirkol
  • Fatih Kurt
  • Turkan Davrusheva

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%11.4
25-34 Yaş
%57.1
35-44 Yaş
%22.9
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25
Erkek
%75

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (12)
9
%17.5 (7)
8
%42.5 (17)
7
%10 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0