daisuke yüreğinde bir boşluk hissetmişti. fakat bu boşluk hissini hayatın içindeki bir tecrübe olarak görene kadar bunun sebebi konusunda ne yapabileceğini pek düşünmemişti. bu tecrübenin derinliklerine indiğinde, daha derin karanlıklar olduğunu hissetti.
insanların birbirine karşı hissettiği şüphe duygusunun verdiği acıyı ortadan kaldırmak için tanrı kavramının yaratıldığına inanırdı. bu nedenle, tanrı inancının olduğu ülkelerde insanların yalan söylediğini düşünürdü.
hayat merdiveninde düşmeden evvel bir iki basamak tırmanmış biriydi artık. iyi tarafı öyle çok da yükseklere tırmanmamış olmasıydı fakat bu da insanların gözüne ilişecek bir yara almaması demekti, oysaki ruhsal açıdan çoktan mahvolmuştu.
kendisinin daisuke'nin varlığına sebep olması gibi basit bir gerçeğin tüm rahatsız edici sıkıntılarına karşın bunun sonsuza dek sürecek bir sevginin garantisi olduğunu düşünen babası, sahip olduğu inançla baskısını sürdürüyordu.