Eğer gideceğin yerin bir sınırı varsa, eğer yapacaklarının bir sınırı varsa, eğer bir gün mutlaka bir sonla önün kesiliyorsa… Sen ömrün boyunca daima bir fanusun içindesin demektir. Bu durumda rahatlıkla ‘İNSAN BİR FANUSUN İÇİNDE HEP BİR FAZLASI İÇİN YAŞAR.’ diyebiliriz. Zindanda ya da zirvede olması hiç farklı değil yani. O halde nerede olursa olsun, nasıl olursa olsun, daima yapabileceğinin en iyisini yapmalı insan.
Uyanık oldukları anlarda özgürlüklerine kavuşunca hiç uyumamaya falan yemin ederler; ama hiçbir zaman bilmezler ya da bilirler de anlamazlar ki içeride ya da dışarıda olmak arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü her insan hayatını bir fanusun içinde yaşamak zorundadır. Fanusu büyütense sadece beyinlerdir ki insanın sığdığı her fanusa beyni de mutlaka sığar.
Hepimiz birer deliyiz, hiç kimsenin kendi deliliğini bir başkasına dayatma hakkı yoktur. -Herkes kendi tarzınca keyif alabilmelidir, ama hiç kimse bir başkasına zarar verecek şekilde ya da onun kendine özgü zevkini bozacak şekilde keyif alamaz.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu