Peter Pan, Wendy, John ve Michael adlı çocukların Peter Pan ile birlikte Neverland’e gitmelerini ve burada Kaptan Hook, Kayıp Çocuklar ve fantastik varlıklarla karşılaşmalarını anlatır. Peter Pan büyümeyi reddeden bir çocuktur; Neverland ise hayal gücünün, özgürlüğün ve zamansızlığın mekânıdır. Hikâye, maceralarla ilerlerken çocukluk ile yetişkinlik arasındaki geçişin duygusal ve varoluşsal anlamlarını da keşfeder.
Romanın merkezinde büyümeyi reddetme fikri yer alır. Peter Pan, yalnızca çocuk kalmak isteyen bir figür değil, zamanın akışına karşı duran bir simgedir. Ancak Barrie bu durumu yalnızca romantize etmez; sorgular. Peter’ın özgürlüğü, aynı zamanda bir eksikliktir. O bağ kuramaz, derin hatıralar oluşturamaz ve duygusal süreklilik yaşayamaz. Bu yönüyle Peter Pan, çocukluğun saf neşesini olduğu kadar onun sınırlılığını da temsil eder.
Neverland, basit bir masal mekânı değil, zihinsel bir alan olarak kurgulanır. Burada gerçeklik kuralları esnektir; hayal edilen şeyler var olur. Ancak bu özgürlük, aynı zamanda istikrarsızlık getirir. Tehlikeler aniden ortaya çıkar, dostluklar kolayca değişir. Barrie, hayal gücünün sınırsızlığını gösterirken, onun güvenli bir zemin sunmadığını da ima eder. Bu dünya, çekici olduğu kadar kırılgandır.
Wendy karakteri, çocukluk ile yetişkinlik arasında bir köprü işlevi görür. O, bakım verme, sorumluluk alma ve düzen kurma eğilimindedir. Kayıp Çocuklar için bir anne figürüne dönüşmesi, romanın en anlamlı dönüşümlerinden biridir. Barrie burada büyümenin yalnızca kayıp değil, aynı zamanda bir kazanım olduğunu gösterir. Wendy’nin seçimi, Peter’ınkinden farklıdır: O kalmak yerine dönmeyi seçer.
Kaptan Hook karakteri ise yetişkinliğin karikatürize edilmiş bir yansımasıdır. Takıntılı, gururlu ve zamanın geçişine karşı takıntılıdır