Videolar

Özel mülkiyetin ve paranın hüküm sürmediği efsunlu bir ada, günde altı saat çalışarak entelektüel derinliğe erişen bir halk ve modern dünyanın tüm o yozlaşmış hırslarına karşı dikilen muazzam bir adalet manifestosu... Thomas More’un siyaset felsefesini, toplumsal eleştiriyi ve edebi dehasını dâhice harmanladığı o ölümsüz eseri "Utopia"yı okumak; beş yüz yıl öncesinden bugüne tutulan o berrak aynada kendi toplumumuzun çarpıklıklarını seyrederken, insanlığın o en saf, en asil ortak yaşam düşüyle soluk soluğa yüzleşmek demek. Düşünce dünyanıza yepyeni ufuklar açacak bu görkemli şaheseri kesinlikle tavsiye ederim.
Puan vermedi·249 syf.··
2026 258. kitabı
Rönesans döneminin en parlak hümanist düşünürlerinden, devlet adamı ve filozof Thomas More’un 1516 yılında Latincede kaleme aldığı ve siyaset felsefesinde yepyeni bir edebi türün öncüsü olan anıtsal eseri "Utopia", adalet, eşitlik ve ideal bir toplumsal düzen arayışını odağına alan sarsıcı bir sosyo-politik başyapıttır. Eser; o dönem İngiltere’sinin ve Avrupa’sının feodal baskılarını, yozlaşmış hukuk sistemini, savaş çığırtkanı krallarını ve mülkiyet hırsıyla gözü dönmüş asillerini açık yüreklilikle eleştiren kurgusal bir diyalogla başlar. Thomas More; bu karanlık toplumsal gerçekliğin karşısına, kâşif Raphael Hythlodaeus’un ağzından, Güney Yarımküre’de yer alan ve paranın, özel mülkiyetin, sınıf farklılıklarının bulunmadığı "Utopia" adlı o büyüleyici adadaki yaşamı dâhice bir alternatif olarak konumlandırır. Yazar; adadaki altı saatlik çalışma mesaisini, eğitimde fırsat eşitliğini, dini hoşgörüyü ve yöneticilerin halka hizmet etme zorunluluğunu cerrah titizliğiyle deşerken, insan doğasının hırs ve kibir gibi en zayıf halkalarını felsefi bir derinlikle sorgular. More’un o ironiyle örülü, felsefi katmanları hicivle harmanlayan ve her satırında idealist bir hümanizmin izlerini taşıyan görkemli dili; bu eseri basit bir hayal ürünü olmaktan çıkarıp, insanlığın adil bir dünya kurma hırsıyla, mülkiyet prangalarıyla ve ideal devlet arayışıyla olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Nerede her şeyin mülkiyeti kişisel ise, nerede her şey parayla ölçülüyorsa, orada devlet işlerinin adaletle ve refahla yürütülmesi neredeyse imkânsızdır. Çünkü en kötü insanların en iyi şeylere sahip olduğu bir düzeni adil sayamayacağımız gibi, tüm zenginliğin birkaç kişinin elinde toplandığı, geri kalanların ise sefalet içinde kıvrandığı bir toplumu da mutlu addedemeyiz."
Kralın istediğini kitaba uydurmaktan kolayı mı var? Ya yasalarda yeri bulunur ya da bir yasanın sözleri gereğince yorumlanır. Dine, devlete bağlı yargıç için de kralın hakkı bütün hakların üstünde değil midir?
Atalarımızdan kalan en güzel kurumları yaşatmakta, geliştirmekte hiç de ateşli değiliz. Biri onları düzeltmeye, yenileştirmeye kalktı mı ilerlemeye katılmamak için eskiye sarılırız. Her yerde bu küflü, bu saçma, bu böbürlü kafaları görmüşümdür.