• Bir uyarı, bir merhamet haykırışı, bir rahmet sağanağıdır. Nefsin, gafletin, unutuşun, cahilliğin, nankörlüğün girdabında dönenlere.
    Dünya malının, hırsın, servetin, makam ve mevki ihtirasının, şöhret sarhoşluğunun uçurumuna yürüyenlere
    Benim gibi eşikte kalanlara, basiretleri bağlananlara, kalbi kararanlar, terazi yamuk tutanlara, yetim hakkı yiyenlere, dünya benim diyenlere
  • "Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır." -Neil Gaiman
  • Tevbe 34- Ey iman edenler, şurası bir gerçektir ki, yahudi hahamları ile hıristiyan rahiplerinin bir çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan saptırırlar. Bir de altın ve gümüşü hazineye doldurup, onları Allah yolunda sarfetmeyenleri bu yüzden acıklı bir azap ile müjdele!
  • "Birden gece oldu. Öyle olur bazen, uyarı yoktur. Her şey saniyenin içinde olup biter. Hayattasın. Ölmüşsün. Ve hayat sürer."
  • ECO ECO "mon Amour"
    Sevgili "babam" a en yakın sevdiğim adam Umberto Eco etkinliği dahilinde sıkça sorulduğu için bu kitaba "inceleme" demeyelim de "UYARI! " adı altında bir yazı yazmak istedim naçizane ..

    "Kısacık" diye gözünüzde _yenilir yutulur_ diye kestirdiğiniz "yanlış okumalar" Ilk kez ECO okumak isteyen bir okuyucu için...
    "yanlış okuma " dır .. :)

    Su altı mayın tarlasına düşmüş DasBoot a dönersiniz alimallah ...yapmayın
    Sahne gözünüzün önüne geldi mi ?
    Hani böyle metrelerce zincirler vardır dipsiz sudan yukarı yükselen, ucunda da koca koca mayınlar sallanarak süzülürler ..
    kıl payı geçerim zannedersin de ..öyle olmaz :)
    ışte 18 Eco yazısı hepsi birer mayın .
    birine çarpınca sırayla hepsi patlıyor :))
    yani demem o ki ...
    "NO WAY OUT" .
    ........ ben de dahil :)

    Az biraz antremanlıyım Eco konusunda baya bir kitabını zevkle okumuş olmaktan
    da gurur duyarım ama "yanlış okumalar" beni ezdi geçti :) bir çok yerinde sürekli kırmızı alarmlar çaldı durdu ...
    Kitap diyor ki..
    "Dil bilimsel deneyler "
    "Dili ters yüz etmek"
    Ilk hikayede Nabokov'u ters yüz edince bende pek bir sevindim ama öyle ilerlemiyor ECO'nun"küçük günce" anlayışı ve edebiyata yaptığı "taşlamalar" benim cahilliğiime kayalar olarak devriliyor :)
    Yani o bize aba altından sopayı şöyle gösteriyor ..
    #37094303
    "Daha kırk fırın ekmek" misali ..

    Sona gelirken her sey bir yana

    Esquisse d’un nouveau chat ..

    Bu anlatıyı mutlaka okumanızı isterim ..
    Böyle güzel bir kurgu ve bakış VE bunu kağıda dökebilme yeteneği için "ne olmak " gerekir ben bilemedim ...

    ECO'yu ECO yapan o kadar çok özellik varki ona hayran olmamak mümkün değil ..

    Aşkla _ iyi okumalar. .

    Dip Not ..
    "Yanlış okumalar" ı kendime hedef olarak seçtim :) her yıl okuyup ne kadar gelişmişlik göstermişim bakmak için :)
  • Apartmana giren kedilerden rahatsız olan apartman yöneticisi, binanın ilan panosuna astığı kağıda aynen şöyle yazar;
    “Kapının kapatılmasına ve kedilerin içeri girmemesine dikkat edilmesi rica olunur“
    Yöneticinin hesap etmediği bir şey vardır; aynı apartmanda bir veterinerlik öğrencisinin oturuyor olması!
    Bina girişindeki “uyarı” notunu gören öğrenci hemen altına, hem ahlaki hem de bilimsel bir manifesto niteliğinde aşağıdaki notu iliştirir;
    “Köpek türü günümüzden 15000 yıl önce, kedi türü ise 5000 yıl önce insan tarafından kendi çıkarları için evcilleştirilmiştir. Köpeği avda kendisine yardım etsin, evi ve sürüyü korusun diye; kediyi iyi bir haşere ve fare avcısı olduğu için evcilleştirmişlerdir.
    Bu nedenler bu iki hayvan türünün kendi yemeğini bulması ve zor hava şartlarına dayanması çok düşük bir ihtimaldir. Bu artık insanlığın görevidir. Bu nedenle hayvanları korumalı ve beslemeliyiz.
    Bir kedinin veya köpeğin tekrar ormana dönüp eski vahşi yaşamındaki gibi avlanmasını bekleyemeyiz. Zaten insanoğlu ne bir orman ne de avlanacak hayvan bırakmıştır.
    Bir kedinin günlük mama ihtiyacı 75 gramdır ve hava soğudukça daha da artmaktadır. Çünkü kediler vücutlarını ısıtabilmek için çok fazla kalori harcarlar.
    Eğer yeterli besin alamazlarsa kendi vücutlarını ısıtamaz ve donarak ölürler. Bu nedenle üşüyen bir hayvanın apartmana girmesi ve çıkmak istememesi çok normaldir.
    Aynı şekilde kediler araba motorlarına da ısınmak için girerler. Lütfen motoru çalıştırmadan önce bunu kontrol edin. Ancak bu durumları hayvana yeterli besin vererek ve kötü havalarda içinde saklanabileceği kutular yaparak çözebiliriz.
    Sitemizin bahçesinde çok fazla kedi bulunmaktadır. İnsanoğlunun sebep olduklarını düzeltmek her insanın borcudur. Lütfen bu konularda hassas davranalım.
    Lütfen bu konuda yardımcı olmasanız bile hayvan yardımına koşanlara engel olmayınız. Dünya sadece insan için yaratılmamıştır, unutmayınız.

    Veteriner hekim öğrencisi.
    Daire: 3
  • #Okuyorum
    #Kitapyorum
    #GabrielGarciaMarquez
    #YüzyıllıkYalnızlık

    Çocukluğunda kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerini sanatsal bir dille ardında bırakmak amacıyla yazdığını söyleyen yazar'ın bu kitabını neden bu kadar öteledim diye kendi kendime kızıyorum şimdi .
    Yazar'ın tarzını okuyup bilenler için sıkıntı yok ama ilk kez okuyacaklar için küçük bir uyarı...
    Çok zor bir kitap. İsimlerin çokluğu ve aynı olması, fantastik, efsanevi, mitolojik, doğaüstü olaylar, kehanetler ve de büyülerin bolca olduğu kitabı okudukça bu adam ne yapmış yahu, ne demek istemiş diyebiliyorsunuz
    Kitaptaki olaylar geniş bir zaman diliminde geçiyor. José Arcadio Buendia ve Ursula kitabın baş kahramanları. Ve diğer doğan kız ve erkeklerin isimleri de aynı olacaktır. (birara oğluma José diye seslenecektim az kalsın ). Ailelerinin yasaklamasına rağmen evlenirler. Eğer çocukları olursa domuz kuyruklu olacağına inandırırlar. Onlarda orayı terkederek bu inanışı yok saymak için Macondo kasabasını kurarlar. Ve inanılmaz büyülü gerçekçiliğin dünyasına kaptırma zamanııııı.
    İlk sayfalarından başlayan gizem, ölümler, cinayetler kitaba merakla devam etmenizi sağlıyor. Kızdığınız, şaşırdığınız, kabullenmek istemediğiniz ilişkiler silsilesini görmezden gelirsek şayet ;en sevdiğim karakter büyükanne Ursula. Zamana, acılara, bütün sülalenin tantanasına direnen tam bir yüzyıllık fosil
    Ağır bir kitap olduğunu söylemiştim ve de yorumumun uzun olduğununda farkındayım fakat yazar 'ın dikkat çektiği ve en önemli vuruşlarla insanın gözünü gözüne soktuğu asıl mesele başka... Hristiyanlıkta geçen 7 büyük günahtır asıl mesele. Yüzyıllık Yalnızlığa itilen ve lanetlenen bu soyu kurguyla bütünleştirirken, en ağır şekilde kalemini konuşturmayı başarmış. Kibir, Açgözlülük, Şehvet, Kıskançlık, Oburluk, Öfke ve Tembellik olan 7 büyük günahı karakterlerle, olaylarla okuyoruz. Gizemin, heyecanın ve maceranın derin sularına kapılıyorsunuz.
    NOT:Melquiades'in kehaneti...
    "Soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer".
    Muhteşemdi. Kesinlikle tavsiyemdir.
    Teşekkür ediyorum