Muhayyel, bir alıntı ekledi.
 2 saat önce · Kitabı okuyor

Medine Kabileleri Toplanıyor
İstiyordu ki manevi beraberlik için uzaklık yakınlık bulunmadığını bilsinler, manevi beraberliğin mesafeye değil, sevgiye,saygıya, hürmet duygularına bağlı olduğu şuuruna ersinler.

Hicret Yurdunda Sabah - Doğuş, Ahmet Lütfi Kazancı (Sayfa 132)Hicret Yurdunda Sabah - Doğuş, Ahmet Lütfi Kazancı (Sayfa 132)

şükrü erbaş'ın "gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi." dediği.

Aziz Erdoğan, bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

ağırceza kasidesi
duruşma arası

(o varsa kırılır buzlu camları kışın
anlamı yoğunlaşır anlamsız bir yaşayışın
gerçi farkındayız adı belirsiz yanlışın
acaba ben çok mu esmerim o çok mu sarışın

yansımaz oldu aydınlığı yüzüme haftalardır
yazdıklarında bile gizli bir uzaklık vardır
eylem bir dağıldı mı bütün boğazlar daralır
ben başka bir erkek olurum o başka bir kadın)

Tutuklunun Günlüğü, Attila İlhan (Sayfa 114 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Tutuklunun Günlüğü, Attila İlhan (Sayfa 114 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Öğrencilik zamanlarımda ne dert yanardim. Universite de Okul dersler uzaklık hepsi yük olur, binerdi omuzuma. Sonra dedim ki ah en güzel zamanlarımız öğrenci olduğumuz zamanlarmis. Bilseydim kıymet bilirdim üzmezdim kendimi diye.
Ve yine sonra düşünüyorum biri gelip deseydi ki o zaman yasarken, uzulurken, sikayet ederken; en güzel zamanların bu zamanlar. Mezun olduktan sonra burdaki hüznünü arayacaksın.
Ozaman daha da kahrederdim kendimi. Bilmemek en iyisiymis
Zamanı gelince her yük kaldırılıyor Allahın izniyle.

gül ulucan, bir alıntı ekledi.
Dün 11:51

Bir adamın silahsız olarak bir mitralyözlüler topluluğuna saldırdığını görürsem, eyleminin uyumsuz olduğu yargısına varırım. Ama ancak onun niyetiyle kendisini bekleyen gerçek arasında bulunan oransızlık, onun gerçek güçleriyle güttüğü amaç arasında kavrayabildiğim çelişki dolayısıyla böyledir bu. Bir kararın uyumsuz olduğu kanısına da bu kararı olayların buyurduğu bir kararla karşılaştırarak varırız. Gene aynı biçimde, uyumsuz yoluyla kanıtlamayı da bu uslamlamanın sonuçlarını kurmak istediğimiz mantıksal gerçekle karşılaştırarak yaparız. En basitinden en karışığına kadar, tüm bu durumlarda uyumsuzluk karşılaştırmanın terimleri arasındaki uzaklık büyüdüğü ölçüde büyük olacaktır. Uyumsuz evlenmeler vardır, uyumsuz meydan okumalar, kinler, susuşlar, savaşlar, hatta barışlar vardır. Bunların hepsinde de uyumsuzluk bir karşılaştırmadan doğar: Öyleyse, uyumsuzluk duygusunun bir olay ya da bir izlenimin basit incelemesinden doğmadığını, bir durumla belirli bir gerçek arasındaki, bir eylemle onu aşan dünya arasındaki karşılaştırmadan fışkırdığını söyleyebilirim.

Uyumsuz her şeyden önce bir kopuştur. Karşılaştırılan öğelerin ne birinde, ne de öbüründedir. Karşılaştırılmalarından doğar.

Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 39 - Can)Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 39 - Can)

LâMekan
Bek-le-mek lügatta üç hece bir ömür
Peki lisanda heceler arası uzaklık kaç kilometre?

Büşra Kocabıyık, bir alıntı ekledi.
24 May 17:20

Onlara baktım, kardeşlerime. Ellerine, yüzlerine. Yoktan yere bir uzaklık, bir engel aramızda. Birbirimize, birlikte yaşadığımız onca şeyi aşıp yaklaşamayacakmışız gibi; ama öyle de yakınız ki, kapı kapandığında üçümüzün birden eli sıkışıyor.

Aramızdaki En Kısa Mesafe, Barış BıçakçıAramızdaki En Kısa Mesafe, Barış Bıçakçı
Ayşe Nur, bir alıntı ekledi.
24 May 11:58

“Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü. İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar. Bu uzaklıkta duramayanlara, İngiltere’de 'keep your distance!/mesafeni koru!' denir. Bu noktada, çevrenin sıcaklığını hissetme arzusu kısmen karşılanır ama, buna karşılık okların acısı hissedilmez. Kendi iç sıcaklığı çok yüksek olanlar ise, ne sıkıntı vermek, ne de sıkıntı çekmek için, topluluklardan uzak durmayı tercih ederler.”

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur SchopenhauerOkumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Arthur Schopenhauer