uzra

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·248 syf.·
2021 25. kitabı
Freund Hz. Musa ve Tek Tanrıcılık... Girizgah yapacağım diye kara kara düşünürken, kapaktaki "Hz." sıfatı için Türkçeye çeviren Kamuran Şipal'a ufaktan bir "Seni hınzır seniii" imalı işaret parmağı keşkül titretmesi yollamadım desem yalan olur. Freund'un 1934 ortalarında taslak olarak bitirdiği bu kitap, çevirmenin de ön açıklamasında belirttiği üzere dengesiz denebilecek derecede tekrar ve gereksiz uzatılmış izahatler ile dolu. Anlatımdaki sıkıcı tekrarların okuyucuya daral getirebilecek derecede fazla olduğunun Freund tarafından da öngörülebildiğinin satır aralarındaki öz eleştirilerden de anlamak pekala mümkün. Tarihsel bulguların psikanaliz eşliğinde değerlendirilmesi olarak özetlenebilecek olan kitapta Musa'nın esas itibariyle kavmi kökenin irdelenmesi, yahudi toplumunun psikososyal durumu, liderlik kültünün toplum üzerindeki etkisi ana başlıkları oluşturuyor. Esas itibariyle Mısır halkının, Tek Tanrıcılık kavramı ile karşılaşmasının Musa ile değil, M. Ö. 1375 yılında tahta çıkan Fravun İkhnaton'un kurduğu Aton dini ile olduğu tezini savunmuştur. Bu tezini ilgili döneme ait yazıtlardaki Aton'u ululayan metinler ve Yehova övgülerindeki benzerlikler ile desteklemiştir. Musa'nın güçlü bir general olmakla birlikte kahramanlık anlatısındaki "nehre bırakılan fakir çocuğun, zalim hükümdarı devirmesi" klişesinden kurtulamamasının mitsel benzerlikler düzleminde eleştirmiştir. Tek tanrıcılık kavramının yahudi toplumundaki kabulünde esas dayanak olan "Özel Kavim/Seçilmiş Toplum" kavramının etkilerini ve Musa'nın toplumsal önderliğini Psikanaliz yönüylede değerlendirmiştir. Psikolojik değerlendirmeler ve bu değerlendirmeler eşliğinde tümevarım oluşturan; bununla birlikte, yaşadığı dönem ve toplum baskısı korkusuyla kati hükümler içermeyen; bunu okuyucuya bırakan
Musa ve TektanrıcılıkSigmund Freud · Say Yayınları · 2019820 okunma
Puan vermedi·508 syf.·
2021 24. kitabı
Gizemli bir mesajla "hayata dönüş" başlayan hikaye, siyasi bir karmaşa, aşk, öfke, intikam, umut, acı ve hüzünü birbirine öyle işleyerek okuyucuya aktarıyor ki; satırları okumuyor yaşıyorsunuz. 1700'lü yılların karanlık/aydınlık Avrupa'sını, zıt kavramları birbiriyle çarpıştırırak tasfir etmekten geri kalmamış. Okuduğum çoğu yabancı yayında olduğu gibi yer ve karakter isimlerini yerli yerine oturtabilmek için zaman zaman okuduğum sayfalara mükerrer dönüş yapmak zorunda kalsam da buna değdiğine eminim. Okuduğum varoluş tabanlı felsefi kitapların arasına sıkıştırdığım Fransız şarabı tadında bir kitap. Okunur....
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
"Tanrı'ya sunabilecek sevgisi olan herkes kendini onunla yakın hisseder. Tanrı'nın isteğini karşılayıp karşılamadığını yalnızca kendi kalbi bilebilir. Böylece Tanrı'nın arzusunu anlayan herkes bu cevaptan kişisel olarak sorumlu olur ve din halk ve Tanrı arasındaki değil, birey ve Tanrı arasındaki bir mesele haline gelir."