Karınca Misali

Karınca Misali
@uzun_alinti
ikratv.com www.ikrayayın.com Allahtan ilim hikmet furkan Kuran ve aşkı tadacağım dostunu istedim. O da yüzyılda bir gelen alimi, aşığını, abdini, hizmetçisini, hidayetçisini ikram etti. Abd olalım diye. Pir Muhammed Hüseyin Hz.
Kuran Talebesi, Vuslat Yolcusu
Kitapların pdf için https://www.ikrayayin.com/
Konya, 3 Şubat
278 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
6 Şubat 2026 Cuma Sohbeti.
Cumanız mübarek olsun. Ramazan geliyor inşallah. Bu sefer işi tamamlayacağız. Hiç kimsenin yarına garantisi yoktur. Dolayısıyla yavaş yavaş yaparım diye bir şey yoktur. Allah bir sefer bu imkanı verir, hayat imkanını, kazanma imkanını, Hz. İnsan olma imkanını bir sefer verir. Bunun için de özel olarak imkanlar verir. Ramazan ayı, Kadir gecesi bu imkanların en önde gelenidir, en önde... Ramazan ayı baştan sona Kadir gecesidir, kadir günüdür, hepsini kapsıyor. Onun için her gecesi Kadir gecesidir, ona göre değerlendireceğiz inşallah. Ama bunun için hazırlık yapmamız lazım. Onun için biri hacca giderken, umreye giderken Rabbimiz öyle buyurmuştu; "Bunun için hazırlık yapın, kendiniz için rızık hazırlayın, en Kamil rızık takva rızkıdır, takva azığıdır." Bununla beraber Allah bize elbiseler indirmiştir, korunmamız için, en hayırlı rızık, takva elbisesidir. "Sizin en hayırlınız, ikrama layık olanınız takva sahibi olanınızdır" dedi. Hepsi takva... Takva Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilmektir, gerekeni yapmaktır, yapmaya çalışmaktır. Takva; kim olduğunu bilmektir, nerede olduğunu bilmektir, ne yapması gerektiğini bilmektir, içinde bulunduğu anı, zamanı bilmektir. Allah'ın nasıl tecelli ettiğinin şuurunda olmaktır... İnşallah hepimiz bunun şuurundayız. Ramazan ayı böyledir. Zaten rahmet ayıdır. Rahmetin, affın, mağfiretin tecelli ettiği bir aydır. Temizlenince, af olup mağfiret olunca perdeler kalkmış olur. Ama bunun için tabii ki tövbe lazım, istiğfar lazım, temizlenmek lazım, nefsimizden vazgeçmemiz lazım. Küfrümüzden, şirkimizden, benliğimizden, bencilliğimizden, "bence, bana göre" demekten vazgeçmemiz lazım. Bunun için, Allah diyenler kazanıyor, "la ilahe illallah "diyenler kazanıyor. Muhammed'un Resulullah diyenler kazanıyor. Allah'a kul olmayı kabul edenler
Reklam
Soru : Yunus Emre Hz. bir kasidesinde "kerametim vardır deyu, halka salihlik satarsın. Nefsini Müslüman eyle, kerametin odur senin" diye buyurmaktadır. Buna göre bizler nefsimizi nasıl Müslüman yapacağız? Cevap : Allah ayeti kerime de öyle buyurmuştu, Yusuf(a.s.) öyle buyurmuştu "nefis bütün şiddetiyle kötülüğü emreder" emmare nefsi, bütün şiddetiyle kötülüğü emre'den nefis, Müslüman mıdır? Hayır. Allah'a teslim olmuş mudur? Hayır. Teslim olmamış, teslim olmayı kabul etmiyor, kabul etmiyorsa ne yapıyor? İlahlık iddia ediyor. Evet, nefsin Müslüman olabilmesi için, kulun Müslüman olabilmesi için nefsin teslim olması lazım, rabbine teslim olması lazım, Allah'a teslim olması lazım. Yani ben demekten kurtulup, la ilahe illallah demesi lazım. Allah'ın huzurunda Allah'ın vahyi karşısında eğer benlik iddia ediyorsa, bence bana göre diyorsa, bu durumda ilahlık iddia etmiştir. Allah'a karşı ilahlık iddia ediyor. Teslim oldu mu, Müslüman oldu mu? Hayır ve bu nefis tezkiye olmadıkça, temizlenmedikçe; yani onun bu halini temizlemedikçe kul Müslüman olmaz. Mümin hiç olmaz zaten! O nefis kendini sever, Allah'ı sevmez. Benim istediğim gibi olsun der, benim arzu ettiğim gibi olsun. Ben keramete sahip olayım, insanlar beni övsün, âlemlerin rabbini övmüyor, övemez zaten. Kendini övüyor, övülmeyi istiyor, övülmeyi seviyor. Evet, nefsi Müslüman edebilmek için, Allah nefsin tezkiyesini temizlenmesini peygamberlere vermiş, peygamberine Resulullah Efendimize(s.a.v) vermiş. Bununla beraber "size bir resul gönderdik, sizden sizin dilinizi konuşan" neden? "Allah'ın ayetlerini size okuyup açıklasın, beyan etsin." Onu anlamanız için. bunu böyle yapıyoruz bununla beraber size hikmet'i Allah'ın muradını anlatsın. Okumakla iş bitmiyor; yani mutlaka Allah'ın vahyini bir hikmet ehlinden öğrenmen
Selam olan Allah'tır. Hangi selam olursa olsun. Mutlaka Allah'ın isimlerinden, güzelliğinden, tecelli etmiştir. Dolayısıyla Selam olan Allah'tır. Her ismiyle, her tecellisiyle, bütün varlığa selam olsun. Rahim olan Allah'tan, rahmet selamı olsun. Kerim olan Allah'tan, ikram selamı olsun. Vehhab olan Allah'tan, hibe selamı olsun. Hamid olan Allah'tan, hamd övme selamı olsun. Bütün kardeşlerimize, bütün müminlere müslümanlara selam olsun. Selamı böyle anlamak lazım. Zaten Allah'ın selâmı hep tecelli ediyor. Mesele gönlümüzü açıp, o selamı almaktır. Selamette olmaktır. Allah cennete "Selam Yurdu" dedi. Selam yurdundakilerin, son sözü; "Elhamdülillahi Rabbil Alemindir" dedi. Eğer biz, elhamdülillahi rabbil alemin dersek, selam yurdunda oluruz. Gönlümüz cennete döner. Aşka muhabbete gark olur, aşkla dolarız. Onun için söylüyoruz. Eğer cennette sevdiklerimiz, olmasa cennet cennet olmaz. Sevilen bir yer olmaz. İnsanın öyle, düşünmesi gerekir. Bir an için, Allah bizi aldı cennete koydu. Ama orada kimse yok. Orası bizim için mutluluk yeri, saadet yeri, güzel bir yer olur mu? Hayır. Sevdiklerimizle olunca, cennet cennettir güzeldir. Övülmeye lâyıktır. En sevdiğimiz, gerçek manada sevdiğimiz, bizi yaratan Rabbimizdir. Cennette onun tecellisi vardır. Onun selamı vardır. Nasıl? Selam, ondandır. Öyle buyuruyordu; "Selamün kavlen Mir Rabbir Rahim" Cennettekilere, Rahim olan Rablerinden, onlara söz ile selam vardır. Cennete koymakla zaten, selamın içindedirler. Bir de sözle özel, selam.. O selamı istemek lazım. O selamı beklemek lazım. O Selamı alınca, cennet cennet olur. Gerçek manada, cennet tadılmış olur. Selamın sahibi ile muhatap olunca, Rabbimizle muhatap olunca. Onun cemaline şehadet edince, şahit olunca, yakınlığına şahit olunca, cennet cennet olur. Ama o cenneti,
"Bilmek Bulmak Olmak" ❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️ "Gönlümüzü kinden, nefretten, hasedden, temizlememiz gerekir ki; gönlümüzde Allah'ı sevmekten ve Allah için sevmekten başka bir şey kalmasın" Mü’minlerin yanında; “biz iman ettik” demekle iman edilmiş olunmaz. Eğer biri gönlünde kin ve nefret taşıyorsa Allah’ın “geberin” sözüne muhatap olur. Bu, kişinin içindeki kininden ve nefretten dolayıdır. Onun için gönlümüzde hiç kimseye karşı bir kin, bir nefret, bir haset olmamalıdır. Bu kötü hasletleri bırakmamız gerekir. Bazı kendi kendine din üretmiş olanlar; başka insanlardan nefret etmeyi, haset etmeyi hatta başkalarına küfretmeyi ibadet zanneder, bunu ibadetten sayarlar. Böyle yapanlar mü’min değildir. Pir Muhammed Hüseyin R. A.
Reklam