yusuf kaplan; “akleden kalbi”nin izini süremeyenler ve yitirenler, hakikati, niçin yitirdiklerini de, nasıl bitirdiklerini de, nerede ve nasıl arayabileceklerini de bilemezler... der.
kalp eskilerin ifadesiyle “nazargâh-i ilahi“dir. büyükler Allah, insana insanın kalbiyle bakar derler. yani yüce Allah'ın insana muamelesi o insanın, kendi kalbine göre şekillenir.
Vahyin rehberliğinde gerçekleşecek bir düşünme eyleminin insana en önemli kazanımı Allah-âlem, Allah-insan ve âlem-insan ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmasıdır.
insanın, canlılar âlemi içindeki en önemli farkı akledip düşünebilme kapasitesine sahip olmasıdır. insan bu kabiliyeti ve gücüyle yaşamı, doğayı, evreni ve kendisini yaratan Rabbini idrak edip tasavvur eder. Ve böylece, yaratılışının farkına vararak varoluşunu anlamlandırır.