İliklerimize kadar işleyen bu gözü dönmüş fırtınayı
Çok önemsiyorsun sen. Öyledir belki sana göre,
Ama hastalığın büyüğü bulunduğu yerde, küçüğü hissedilmez.
Bir ayıyla karşılaşsan elbette kaçarsın,
Ama kaçtığın yola çıkıyorsa kükreyen denize,
Döner, kapışırsın ayıyla.
Ruh huzurluysa, beden duyarlıdır.
Oysa ruhumdaki fırtına köreltti tüm duygularımı..
Öyleyse, üzerimizde bu korkunç velveleyi koparan yüce Tanrılar,
Yasalarını çiğneyenleri şimdi ortaya çıkarsınlar.
Titreyin, ey suçları gizli kalan, adaletin şamarından kurtulan sefiller!
Saklanın, ey kanlı eller, yemininden dönenler,
Erdemli görünüp akrabalarıyla çiftleşen düzenciler!
Parça parça olun korkudan,
Ey gizli kapaklı düzenlerle, ikiyüzlülükle
İnsan canına kastedenler!
Siz, ruhlarda saklanan suçlar,
Sizi sarmalayan duvarları yıkıp ortaya çıkın,
Af dileyin, sizi hesap vermeye çağıran bu korku verici yargıçlardan!
Bense suçlu değil, davacıyım.
Başını sokacak bir evi olanın sağlıklı bir başlığı var demektir.
Evi olmadan çocuk peydahlayan
Bitli bir serseri oluverir,
Bunun için değil mi ya,
Bir çok dilenci de evlenir.
Yüreğinin yerine ayak parmağı koyan,
Yüreğinde bulur nasırı da:
Öyle bir acı verir ki ona,
Geberir gece uykusuzluktan.
Sonra aynanın karşısında kırıtmayan bir tek kadın yoktur dünyada.