Gene birkaç yıl önce, bir film kontrol komisyonu üyesine sormuştum: "Bir filmin umumi adaba aykırı biçimde tahrik edici olduğunu nasıl saptıyorsunuz?" Zor bir soruydu. Bir süre düşündü sayın üye, sonra, "Valla kardeşim" dedi, "elimizde kesin ölçü yok. Kendimden pay biçiyorum ister istemez..." O sayın üye, biraz yaşlıydı. İçimden bir rahat nefes aldım. "Demek filmler daha kolay geçecek sansürden..." diye düşündüm. Ya sansür heyetlerine çakı gibi beş delikanlı tayin etseler de, kendinizden pay biçin deseler? Maazallâh Türk sineması toptan batardı. O hasanlar, basanlar, civcivler, kuşlar hiçbiri geçemezdi.