Madem öyle, haydi Mustafa Kemal, dön bakalım yüreğinin en derininde sakladığın aşkın aziz hatırasına! Dimitrina’m, bana seni ilk gördüğüm halinle görün, üzerinde seni pembe bir güle benzeten elbisen, başının üzerine topladığın saçlarına inciler serpilmiş olsun, gözlerinde ise benim uçbeyi kıyafetimden dolayı ürkek bakışın. Ben önünde reverans yaparak seni dansa kaldırayım ve sonu hiç gelmeyecek bir valse ayak uyduralım birlikte. Ne dersin?