İşte yalnız olmak bu yüzden çok korkunç: içgüdüsel olarak yalnızlığın mide bulandırıcı olması hissi ve temasa en çok ihtiyaç duyulan anda onu engellemesi.
“Neden yalnız insanlar değişemiyor?”
“Yalnızlıkta sapkın bir mükâfat buluyor olmalılar; belki de yalnızlık, acılarına rağmen kendilerini koruyabilecekleri bir yalıtılmışlıkta kalmaları için izin veriyor ya da etkileşimde bulundukları insanları sadaka niteliğinde şefkat göstermeye itecek duygusal engeller sağlıyordur.”
Vaka çalışmalarının birinde şizofren bir kadının psikiyatristi ile özellikle derin ve umutsuz yalnızlık hissini konuşmak istemesini ele alıyor.Birkaç başarısız denemeden sonra, kadın sonunda patlıyor: “İnsanlar neden cehennemi sıcak ve ateşlerin yandığı bir yer olarak düşünüyor bilmiyorum.Cehennem o değil.Cehennem bir buz kütlesinin içinde yalnız başınıza donup kalmak.İşte ben oradayım hep”
Epiktetos’un neredeyse iki bin yıl önce yazdığı gibi: “Bir kişi sadece tek başına olduğu için yalnız değildir; tıpkı, bir kişi kalabalığın için de olup da yalnız kalabildiği gibi.”
“Virginia Woolf, 1929 senesinde tuttuğu günlüğünde analiz etmesinin aydınlatıcı olduğunu düşündüğü bir çeşit içsel yalnızlık hissinden bahsetmiştir.’ Eğer bu hissi yakalayabilseydim, yakalardım: Kişinin yaşanabilir dünyadaki yalnızlık ve sessizlikten güç alarak gerçek dünya hakkında şarkı söylemesi hissi.’