Eğer onları boynuzları ya da çıngıraklarıyla görmeyi beklerseniz, bu dünyanın şeytanlarının ve aptallarının oyuncağı ya da avı olursunuz. Ayrıca insanların başkalarıyla temasında ay gibi davrandıklarını aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca bir tek yanlarını size gösterirler. Her insanın fizyonomisinden bir maske yapma yeteneği doğuştan vardır ve böylece sanki gerçekmiş gibi görünebilir... Ve bunun etkisi son derece aldatıcıdır. Karşısındakinin iyi niyetiyle kendisinin övülmesini istediği anda maskesini takar ve siz balmumu ya da kartondan yapılmış olsa bile aynı dikkatle bakarsınız.
—Arthur Schopenhaue
Göreviniz çok basittir. Birincisi bencilliğinizi ve ne kadar az gözlem yaptığınızı fark edin. Bunu anlayınca gözlemleme yeteneklerini geliştirmek için motive olacaksınız. İkincisi, tıpkı Erickson gibi bu iletişim biçiminin farklı yapısını anlayın. Bu, duyularınızı açmayı, insanlarla fiziksel düzeyde bağlantı kurmayı, yalnızca sözcüklerini değil fiziksel enerjilerini de özümsemeyi gerektirir. Yalnızca yüz ifadelerini gözlemlemekle kalmayıp içinize kaydedeceksiniz; bu izlenim sizinle kalacak ve iletişim kuracak. Bu dildeki kelime dağarcığınız genişledikçe herhangi bir
hareketi olası bir duyguyla ilişkilendireceksiniz. Duyarlılığınız
arttıkça neler kaçırdığınızı daha fazla fark edeceksiniz. Yükselen sosyal gücünüzün size getirdikleriyle insanlarla bağlantı kurmanın yeni ve daha derin yollarını keşfedeceksiniz.
İnsanlar yüz ifadeleri, ses tonları, bedenlerindeki gerginlik ve sinirli hareketler gibi denetleyemedikleri davranışlarıyla gerçek duygularının ve bilinçaltındaki arzularının sözsüz ipuçlarını sızdırırlar. Kadınları ve erkekleri çok iyi okuyan birine dönüşerek bu dili öğrenmelisiniz. Bu bilgiye sahip olunca en uygun savunma önlemlerini alabilirsiniz. Öte yandan insanlar sizi görüntünüzle yargıladıkları için en iyi görünümü sergilemeyi ve rolünüzü en etkili biçimde oynamayı da öğrenmelisiniz.
Geliştirmediğiniz harika bir sosyal aracınız olduğunu anlamalısınız. Bunu görmenin en iyi yolu denemektir. İçinizdeki bitmeyen monoloğu durdurun ve insanlara daha fazla ilgi gösterin. Bireylerin ve grubun değişen ruh durumlarına uyum sağlayın. Her birinin özgün psikolojisini ve onları nelerin motive ettiğini okumaya çalışın. Bakış açılarını kullanmayı, onların dünyasına ve değer sistemine girmeyi deneyin. Sanki gözleriniz birdenbire morötesi ışınları görebiliyormuş gibi, varlığını bile bilmediğiniz sözsüz davranışlar dünyasını fark edeceksiniz. Bu gücü bir kez hissedince önemini anlayacak ve yeni sosyal olasılıklara uyanacaksınız.