“Gördüm dostum, gördüm… İşte o zaman yüreğime ağır bir kütle oturdu. Sana onu tarif edemem. Hayatımda gördüğüm en güzel, en hoş, en taze parlaklıktı. Sanki bir revnak-ı bahardı.”
Aşık olduğu kızın bir aristokrat ile evleneceğini öğrenen kahramanın hayal aleminde yaşayarak deliliğe teslim oluşunu kaleme alan Gogol, bir nefeste okunacak bir yapıt sunmuştur. Kaliteli bir gözlem yeteneği ile yazılmasının yanı sıra Rus toplumundaki sınıf ayrımını da gözler önüne seren eser, okura zevk veren bir yapıya sahip olmuştur.
Sunay Akın’ın alışık olduğumuz diliyle yazılmış eser, insanı çocukluğuna götürüyor. Oyuncakları hatırladıkça gülümseyen yüzler, oyuncakların hikayesini öğrenince yer yer kendini hüzne bırakıyor. Okumaya doyamadığım insanın okumaya doyamadığım eserlerinden biri için İstabul Oyuncak Müzesi’ni ziyaret ederek teşekkür etmek dileğiyle…