Kapağıyla dikkatimi çeken İlhami Algör’ün eseri, karmaşık bir yapıya sahip olmasına rağmen insana zevk veriyor. Çok kısa olan kitap insana, ‘Acaba bu cümlede şunu mu demek istiyor?’ dedirterek insanı şüpheye düşürüyor. Hikaye içinde hikaye anlatan eserde, Müzeyyen’in de gerçek mi yoksa hayal mi olduğu anlaşılmıyor. Belki de yazar: “Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı” cümlesiyle bizlerin de kafasını karıştırmak istiyor.
Ahmet Ümit’in ilk öykü kitabı olan ‘Çıplak Ayaklıydı Gece’ dokuz farklı öyküden oluşmuştur. Öykülerin başında yazar, şair, siyasetçi gibi tanınmış kişilerin sözlerine yer verilmesiyle dikkat çekmeyi başarmış olan kitap, gerçek yaşamdan alınan bu hikayelerin güzel betimlenmesi sonucu da insanı sürükleyip götürmektedir.