Sıla

Sıla
@vantablack0
null
Doktor
null
null, 26 Ağustos
90 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Hastalarım için cinsellik, sevginin vekili olmuştu. Duygusal anlamda elde edemediklerine, talep edemediklerine cinsellik yoluyla ulaşmaya çalışmışlardı. Cinsellik, benlik mücadelesinin yerine çalışıyordu: özel, önemli, güçlü ve arzulanan bir olma isteğinin. Cinsellik annenin, eşin ya da bir fahişenin sağlamadığı her şeyin terini alıyordu. Fakat çoğu, içten çağıramadıklarının vekiliydi. Kendilerini önemsemeyi öğrenmek yerine fanteziye yöneliyor, senaryolar yazıp oyunda yer alacak bir kadın oyuncu arıyorlar. Bu rol de erkeğin, an, ne istediğine göre değişiyor. Bu erkekler, beraber oldukları kadının onun ne istediğini sezip o şeye dönüşmesini umuyorlar. Bunların, gerçek kadınlarla hiçbir bağlantısı yok.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Solmuş bir çiçeğe su verir gibi aksak ruhumu yeniden canlandırmış, beni hayata döndürmüştü.
Derin öfke sorunları gün yüzüne çıkıp senin sevgi hislerini gölgede bırakabilir. Aşk belki de hala oradadır, sadece görünürlüğü engellenmiştir. Bu çok sık olur. İnsanlar aşkın öldüğünü düşünürler. Aslında bakarsan, öfke bazı şeylerin hala hayatta olduğunun işaretidir bence.
Hiçbir kırışıklık benim ışıltımı çalamazdı. Aynada kendime bakacaktım, yüzümdeki çizgilere değil Karşımdaki kadına bakacaktım ve kim olduğumu hatırlayacaktım. Hayranlık duyduğum diğer kişilerin yanındayken de kendime duyduğum sevgiyi koruyacaktım. Bize aşkın kırılganlığıyla başa çıkma kuvveti veren, işte budur.
Herkes samimiyet ister, diye düşündüm. İnsanlar gerçekten görülmeyi ve tanınmayı istiyor; ama başkalarının içeri girebilmesi için geçmesi gereken sayısız kapı yaratmışız.