ben azizim bir mucize umuyordum. nasil bir mucize mi? aslinda sadece, askin o sonsuz, insanustu, gizemli gücüyle yalnızlığı ortadan kaldırmasını, iki insan arasındaki mesafeyi kısaltmasını ve toplumun, adın, servetin,geçmişin ve anıların aramiza ördüğü yapay duvarları yıkmasini.
her şeyin bir mühleti vardır, yeni düzenin, yeni ruhsal huzurun; hatta değisim bile, gunun birinde zamanasimina ugrayacak, kendine özgü bir kanuna gore gerceklesir. neden? belki gunun birinde biz de zamanasimina ugrayacagimiz icin. ve bize ait olan her sey de.
belki onların da ruhlarında, asıl meselenin haftalık almak olmadığı, tanrının onlara dair başka planları olduğu düşüncesinin zayıf hatırası hafif bir ışık gibi titreşiyor.