Burcu

Yakın tarihimizi en iyi serçeler biliyor.
9/10
·194 syf.··
2020 11. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 00:57
Kitapla ilgili söylenecek çok fazla cümle varken gördüğüm incelemelerin, değinilecek pek çok noktaya değindiğini düşünüyor ve bu kitabı incelemek yerine bana hissettirdiğinden bahsetmek istiyorum: İşe Yarar Bir Şey isimli güzide filmi izlerken gördüğüm o yolda, arayışta olma hissini kitabı okurken de hissettim. Filmin final sahnesinde bana geçen buruk ve sakin mutluluk, alışıldık büyük bir final olmadan gündelik bir finalin getirdiği iç açıcı duyguların benzerlerini Tarihi Kırıntılar'ın son kısmında da iliklerime kadar hissettim. Gözümde canlanırken Kalamış Parkı'nda kısa konuşup uzunca etrafı izleyen o arkadaş grubu, o uzun sessizliklerde onların sessizliğine eklenen sokak/deniz/park/insan/İstanbul sesi de kulağımdaydı. Vakit bir mart ayıydı ama güneşin ışıldadığından emindim. Barış Bıçakçı ile aynı dönemde yaşayıp onun bir araya getirdiği sözcükleri ana dilimle okuyabildiğim için şanslı olduğumu düşünürüm yıllardır. Benim gibi şanslı olan sizler de buram buram Ankara kokan fakat sürekli "yolda" ve böylelikle her yerde olma halini anlatan bu kitapta, bir kardeşin ablasının gidişinin ardından yapabildiği en iyi şeyi yapıp yazmasını okuyacaksınız. Yakın geçmişimizdeki tarihi olayları bir de yazarın kaleminden okuyacak, kırıntıları bir arada gören serçeler gibi hissedeceksiniz belki yazarın da dediği gibi.
Edebiyat
Tarihi KırıntılarBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20191,193 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayattan Sahneler Yıllar Geçince Değişir mi?
10/10
·88 syf.··
2020 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 15:45
Fatma Aliye Hanım'ın bu eserini okurken kitabın isminin ne kadar da yerinde olduğuna şaşıracaksınız: Levâyih-i Hayat, yani Hayattan Sahneler. Edebiyatımızın (bilinen) ilk kadın romancısının kelimeleri yaklaşık yüz yirmi yıl öncesinden günümüze gelip bizlere şöyle bir mesaj veriyor: "Farklı giyiniyor, farklı yaşıyor, farklı haberleşiyor, farklı biçimde evleniyorlardı ama kadınların o yıllarda da bugünkülere benzer sorunları vardı." Kitabı okuyan bir kadın olarak ben, uzun yıllar önce yazılmış kelimeler ile bugün arasında nasıl bir duygu aktarımı sağlanabildiğine hayranlıkla şahit oldum. Bunda belki kitabın Turkuvaz Yayınları baskısında metnin orijinaline yer verilmesinin de etkisi olabilir. Kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse, on bir adet mektuptan oluşan bir eser olduğunu söyleyerek söze başlamak gerek. Kitapta birbirine mektup yazarak hayallerinden, hayal kırıklıklarından, kadın-erkek ilişkilerine dair düşüncelerinden ve evliliklerinden/olası evliliklerinden söz eden beş kadın karakter başarıyla çizilmiş. Daha cesur, kaderci, korkak, akılcı düşünen ya da duygusallığa yenilen birbirinden farklı olan ama akrabalık sebebiyle yolları kesişmiş ve birbirlerine arkadaşlık eden iki farklı yaş grubundan beş kadının cümleleri oluşturuyor eseri. Bu kadınlar, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yıllarında yaşamış, çağdaşları olan hemcinslerine nazaran şanslı olup eğitim görebilmiş, orta-üst sınıfa mensup insanlar. Kadın karakterlerin sayıca fazlalığı ve her birinin farklı bakış açılarıyla olayları yorumlaması, o dönemde kabul gören farklı görüşleri görmemizi sağlarken bahsi geçen fikirler arasındaki ustaca çizilmiş farklar ve bu farklara rağmen karakterlerin birbirlerini çok iyi anlayabiliyor olmaları ise hayran olunası. Elbette kitabın geçtiği dönemdeki yaşayışı,
Edebiyat
Levayih-i HayatFatma Aliye Hanım · Turkuvaz Yayınevi · 20195,2bin okunma