Geri Bildirim
  • "Kişi daima varsayımlar ileri sürmeye eğilimlidir ve cinayet gibi ciddi bir konuda varsayımlarda bulunmak kişiyi inanılmayacak derecede yanıltabilir."
  • "Ey içinizden iman ettiğini söyleyenler, varsayımda (zanda) bulunmakta uzak durun, kaçının, yaklaşmayın. Çünkü zannın bir kısmı günahtır."(Hucurat Suresi 49:12)
  • - Baba?
    - Evet oğlum.
    - Dün gece uyuyamadım hiç...
    - Neden oğlum?
    - Varsayımlar kurdum,
    Düşünüp durdum.
    - Düşünmenin yararı var.
    Ama değil insanın
    Uykusu kaçacak kadar.
    Her şeyin bir kararı olmalı,
    Her konuda olmalısın orta karar.
    Her şey gibi düşünmenin de,
    Azı karar, çoğu zarar!
    Filozoflar demişler ki:
    "İnsan düşünen hayvan!"
    Neydi uykunu kaçıran?
    - Din öğretmenimiz demişti ki derste,
    Müslümanlar ölürse savaşta,
    Şehit olurmuş.
    Düşmanları da doğru cehenneme!
    - Öyledir elbette!
    Yaralanıp da ölmezse gazi,
    Ölürse şehit!
    - Yani müslümansa insan,
    Ölse de kazançlı, ölmese de...
    - Ona ne şüphe!
    - Ben de bunu düşündüm dün gece.
    Iraklılar da müslüman, Türkler de...
    - Evet oğlum, elhamdülillah...
    - Allah Allah!..
    - Ne var bunda şaşacak?
    - Körfez'de savaş odu ya,
    Türkiye'den kalkan uçaklar
    Iraklıların tepesine indi.
    Türk askeriyle Irak askerleri,
    Savaşsalar ne olacaktı?
    Hangisi şehit olup
    Gidecekti cennete?
    Iraklı mı, Türk mü?
    İşte bunu düşündüm bütün gece.
    - Bu da ne demek?
    Hiçbir zaman,
    Savaşmaz iki müslüman.
    - Ya Kuveyt' le Irak?
    Ya Irak'la İran?
    İşte hepsi de müslüman.
    Her iki yandan
    Öldü on binlerce insan...
    Hangisi gitti cennete,
    Hangisi cehenneme?
    - Sus! Tövbe de...
    Benim de karıştırdın kafamı.
    Düşün dedikse değil o kadar...
    Her şeyin bir sınırı var.
    Dedim ya, aşırısı zarar...
    - Ama merak ediyorum,
    Cennete hangisi gidecek?
    - Sus ulan eşek oğlu eşek!
    O senin cennet dediğin yer,
    İnönü Stadyumu değil...
    Cennet, Allah'ın bahçesi,
    Ne başı var, ne sonu.
    Alır içine bütün Müslümanları,
    Yeter ki şehit olup aksın kanları.
    - Baba, ama insan...
    - Sus dedim, ulan!..
    Başlarım babanın şarap çanağından!
    Düşün oğlum dedik de halt ettik.
    Boşuna mi demiş atalarımız:
    "Düşün düşün, boktur işin!"
    Cennete kim girecekmiş!
    Bırak giren girsin, çıkan çıksın,
    İranlısı, Turanlısı,
    Kuveytlisi, Iraklısı...
    Yeter ki müslüman olsun!
    - Ama baba...
    - Sus dedim, şimdi patlatırım.
    Bana akıl ver Allah'ım...
    - Peki, hangisi girecek cennete?
    - Sus ulan oğlum, sus!
    Sana mı kaldı karışmak,
    Yüce Allah'ın işine?
  • Belki de bu zamana kadar okuduğum en sağlam Tess Gerritsen polisiyesiydi.Tecavüz maduru savunmasız kadınların rahmini koleksiyon olarak toplayan bir pikeristin, (Cinsel doyuma ulaşmak için bıçak kullanan biri) bir psikopatın tüyler ürpertici hikayesi.Olay yeri incelenirken katilin izini bulmaya yönelik yapılan yorumlar, varsayımlar, düşünülen senaryolar sanki sizi olay anına götürüyor.Zekice kurgulanmış olaylar, cesetlerin ve öldürülme yöntemlerinin mükemmel tasvirleri ve kitabının sonunun da seyrine uygun tahmin edilemez bir şekilde bitmesi. Bir an önce katili yakalama arzusuyla, merakla, sabırsızlıkla, soluksuz okuyabileceğiniz bir başyapıt.
  • Eğer kişi insanların mutluluk, sevgi, sevinç olarak tanımladıkları şeylerin tamamıyla yanlış temeller üzerine inşa edilmiş varsayımlar olduğunu keşfederse yüreğinde derin bir boşluk bulur.Onun için bu büyük boşluğu doldurmanın yegane çaresi de gerek kendisinin gerekse de başkalarının kaderleri üzerine kumar oynamasıdır. Bunu başarabilecek yeteneğe sahip birinin gücü her şeye kadirdir.
  • - Baba!

    - Evet oğlum.

    - Dün gece uyuyamadım hiç...

    - Neden oğlum?

    - Varsayımlar kurdum, 

    Düşünüp durdum.

    - Düşünmenin yararı var.

    Ama değil insanın uykusu kaçacak kadar.

    Her şeyin bir kararı olmalı,

    Her konuda olmalısın orta karar.

    Her şey gibi düşünmenin de,

    Azı karar, çoğu zarar!

    Filesoflar demişler ki:

    “İnsan düşünen hayvan!"

    Neydi uykunu kaçıran?

    - Din öğretmenimiz demişti ki derste 

    Müslümanlar ölürse savaşta,

    Şehit olurmuş.

    Şehitler giderken cennete,

    Düşmanları da doğru cehenneme!

    - Öyledir elbette! 

    Yaralanıp da ölmezse gazi, 

    Ölürse şehit!

    - Yani Müslüman'sa insan, 

      Ölse de kazançlı, ölmese de...

    - Ona ne şüphe!

    - Ben de bunu düşündüm dün gece.

    Iraklılar da Müslüman, Türkler de...

    - Evet, oğlum, elhamdülillah...

    - Allah Allah!..

    - Ne var bunda şaşacak?

    - Körfez'de savaş oldu ya, 

    Türkiye'den kalkan uçaklar 

    Iraklının tepesine indi.

    Türk askerleriyle Irak askerleri,

    Savaşsalar ne olacaktı?

    Hangisi şehit olup

    Gidecekti cennete?

    Iraklı mı, Türk mü?

    İşte bunu düşündüm bütün gece.

    - Bu da ne demek? 

    Hiçbir zaman, 

    Savaşmaz iki Müslüman. 

     Ya Kuveyt'le Irak?

    Ya Irak'la Iran?

    İşte hepsi de Müslüman.

    Her iki yandan

    Öldü on binlerce insan...

    Hangisi gitti cennete,

    Hangisi cehenneme?

     Sus! Tövbe de...

    Benim de karıştırdın kafamı.

    Düşün dedikse değil o kadar...

    Her şeyin bir sınırı var.

    Dedim ya, aşırısı zarar...

    Ama merak ediyorum, 

    Cennete hangisi gidecek?

    - Sus ulan eşek oğlu eşek! 

    O senin cennet dediğin yer, 

    İnönü stadyumu değil...

    Cennet, Allah'ın bahçesi, 

    Ne başı var, ne sonu.

    Alır içine bütün Müslümanları, 

    Yeter ki şehit olup aksın kanları.

    - Baba, ama insan...

    - Sus dedim, ulan!..

    Başlarım babanın şarap çanağından! 

    Düşün oğlum dedik de halt ettik. 

    Boşuna mı demiş atalarımız: 

    " Düşün düşün, boktur işin!" 

    Cennete kim girecekmiş! 

    Bırak giren girsin, çıkan çıksın, 

    İranlısı Turanlısı, Kuveytlisi Iraklısı... 

    Yeter ki Müslüman olsun!

    - Ama baba...

    - Sus dedim, şimdi patlatırım. 

    Bana akıl ver Allah'ım...

    - Peki, hangisi girecek cennete?

    - Sus ulan oğlum, sus! 

    Sana mı kaldı karışmak, 

    Yüce Allah'ın işine?
  • Doğru anladıysam şüpheleriniz varsayımlar ve teferruatlara dayanıyor.