1998 yılının Haziran ayı idi. Pkk'nın Irak'ın kuzeyinde bulunan üslerine yönelik 'Şafak Harekâtı' ismiyle kapsamlı bir operasyon planlandı. Harekâtı bizzat Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Çetin Doğan Paşa yönetecekti.
Amaç, ağırlıklı Zap ve derinliklerindeki Pkk'lıları etkisiz hale getirmekti. Harekât çok zor şartlarda başladı.
Zap'ın girişini tutan Link Dağı'nda bulunan Pkk'nın ağır silahlarının bulunduğu mevziler nedeniyle, ilk on beş gün harekât tıkanmış, bir türlü ilerleme kaydedilmemişti.
On beş günün sonunda Pkk'nın tüm mevzileri susturuldu. Ancak bu süre içinde çok sayıda şehit verilmişti.
Çetin paşa çok üzgün ve öfkeliydi. Harekâtın ilk günlerinde verilen 8 şehidin tamamı Siirt JÖH 'Dadaşlar' timindendi.
Çırakoğlu'nun anlatımına göre bu olayın akabinde Çetin Doğan Paşa gözyaşlarına hakim olamamıştı. Herkes Çetin Paşa'nın bu olayla, çok göstermediği duygusal yönüne de tanık olmuştu.
Bölgede binlerle ifade edilen terörist bulunmaktaydı. Ama birlikler, topçu atışları ve hava kuvvetlerinin desteğiyle Zap'ın derinliklerine ilerlemeye başlamıştı.
On beş günün sonunda artık inisiyatif tamamen Tsk'nın eline geçmişti. Tam o sırada üs bölgesinde bulunan kriptolu telefon çaldı. Telefonu Çetin Paşa açtı. Üsteğmen Çırakoğlu o sırada hemen yanındaydı. Arayan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı'ydı.
Çırakoğlu'nun birebir tanık olduğu bir konuşma gerçekleşti. İkinci başkan, 'Amerikalıların bölgede alçak uçuş eğitimi yapacakları için bölgeye yapılan topçu atışları ile uçak ve Kobra helikopter uçuşlarının durdurulmasını istediklerini' söyledi.
ABD'lilerin Pkk'lılara zaman kazandırmak istedikleri çok açıktı.
Çetin Paşa, 'Bu, birliklerin ilerlemesini durmasına sebep olur, sıkışan Pkk'lılar kaçar! On beş gün boyunca çetin çatışmalar yaşandı. Çok sayıda şehidimiz var.