İş İlanı: Acımasız Kötü Adama Kişisel Asistan Aranıyor
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:41
Evet, yeni bir gün, yeni bir kitap dostlarım. Şimdi ne yalan söyleyeyim, bu roman sırf adıyla beni cezbetmişti. Üstüne benzer konulu bir webtoon serisi de okuduğum için haliyle belli bir beklentiye sahiptim. Ama size tavsiyem şu: Okumaya başlamadan önce öyle aşırı bir beklentiye girmeyin. Zira hem devam kitabı geleceğinden serinin ilk kitabı olması gibi bir durum söz konusu hem de biraz klişe bir içeriğe sahip. Kötü demiyorum elbette ama tüm bunların bilincinde olursanız sizin hayrınıza olur. O zaman yavaştan daha detaylı yorumlarıma geçiyorum. Önce konusu elbette: Evangelina Sage, kısaca "Evie", ailesinin sorumluluğunu genç yaşta üstlenmek zorunda bırakılan genç bir kız. Evet, bırakılan. Annesi ve abisi seneler önce vefat etmiş, babası ölümcül bir hastalığın pençesinde gün be gün yitiyor ve bakması gereken küçük bir kız kardeşe sahip. Yani evde eli iş tutan ve ekmek parası kazanabilecek tek kişi kendisi. Ama Evie diğer insanlardan biraz farklı biri. Çoğunlukla diğerleri tarafından saf, salak ve işe yaramaz olarak görülüyor. Ne kadar haklılar, kararı size bırakıyorum. Yine de bu durum, çevrenizdeki insanların size kendinizi ne kadar yetersiz hissettirebileceğinin ve gerçek potansiyelinizi kullanmanıza nasıl engel olabildiğinin çok güzel bir örneği bence. Romanı okuyunca dediğimi daha iyi anlarsınız diye düşünüyorum. Evangelina son işinde de bir takım sorunlar yaşayıp ayrılmak zorunda kalınca mecburen yeni bir meslek arayışına giriyor, yoksa aç kalacaklar. Bu arada bunların yaşadığı ülkede son on yıldır kötü işler yapan ve kralı kızdıran, adı çıkmış bir "Kötü Adam" var. Bu arada gerçekten de ona Kötü Adam diyorlar. Neyse, bizim şanssız kızımız da bir gün kimsenin gerçek adını, kimliğini ve hatta dış görünüşünü bile bilmediği bu acımasız katile denk gelmiyor mu?
1000Kitap
Kötü Adam'ın AsistanıHannah Nicole Maehrer · İndigo Kitap · 2026190 okunma
7/10
·250 syf.··
2026 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:01
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim. Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım. Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte. Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026423 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·96 syf.··
2026 44. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:22
Yüzen Fazlalıklar, ilk sayfalarda beni biraz zorlayan bir kitap oldu. Başlıklarla ayrılmış olması nedeniyle başlangıçta birbirinden bağımsız öyküler okuyormuşum hissi yarattı. Ancak ilerledikçe aslında bir ana hikâyenin izlerini taşımaya başladığını fark ettim ve kitap benim için daha akıcı hâle geldi. Kitabın genelinde sessiz ama akıp giden bir anlatım vardı. Büyük olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarına, eksik kalmış duygulara ve yer yer kavuşulamayan bir aşkın izlerine odaklanıyordu. Bu yönünü sevdim. Yine de kitapla ilgili en büyük eleştirim, ana hikâyenin arasına giren bazı bağımsız öyküler oldu. Özellikle farklı coğrafyalara ve bambaşka karakterlere uzanan bu bölümler, benim için ana anlatının ritmini bozdu. Ana hikâyeye bağlanmışken bir anda kendimi Japonya'da geçen başka bir öykünün içinde bulmak kopukluk hissi yarattı. Bu nedenle, o bağımsız öyküler yerine ana hikâyenin daha da derinleşmesini tercih ederdim. Sonuç olarak, beni "vay be" diyecek kadar etkileyen bir kitap olmadı. Ancak ana hikâyesi, sessiz atmosferi ve satır aralarına saklanan duygularıyla kendini okutan bir yanı vardı. İlk başta bocalasam da sonrasında ritmini bulduğum, iyi ki okudum diyebileceğim ama uzun süre aklımda kalacağını düşünmediğim bir kitaptı.
1000Kitap
Yüzen FazlalıklarFadime Uslu · Can Yayınları · 201655 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2018 117. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimizin 4. kitabı da okunanlar arasında yerini aldı. Uzun zamandır yorumlarından takip ettiğim, listeme bir alıp bir çıkardığım #şizofren sonunda aklımı çeldi. Biter bitmez "bu kitap tekrar okunur" dedim. Doğumda annesini kaybetmiş, babasının intiharına şahit olmuş, hem yük olarak görülmüş hem acınılmış, kendisini her şeyden soyutlayıp kafasının içinde ki seslere kulak vermiş bir gencin hikayesi... Seksenlerin darbesine şahit olduğundan anarşist denilen, işkence gören, kayıplar veren, aklını yitirmesine de, bulmasına da sebep olacak kadar aşık olan bir gencin hikayesi... Şizofreni demişler ama, yaşadığı şartlara bakarsanız benden akıllı. Hikayesine çok üzüldüğüm karakterlerle dolu kitap. En başında farazi olduğu söylense de, gerek tutukluların gerekse hastaların üzerinde uygulanan yöntemlerin etkisinde kalmamak mümkün değil. Bir de anlatılanlar canlanıyorsa gözlerinizin önünde vay halinize... Çok uzun zaman önce medikal sektöründe çalışmıştım. İhale için gittiğim ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde satın alma bölümü, hastaların havalandırmaya çıktığı bahçenin arkasındaydı. Şahit olduğum görüntüler uzun zaman gitmemişti aklımdan. Hele dışarı nasıl çıktığına hasta bakıcının bile şaşırdığı birinin yanımda bitivermesi. Kitapta bahsettiği gibi unutmuşum rahatlamışım meğer. Tekrar hatırlamak hem acıttı, hem korkuttu. "Ne zaman sona ereceğini bildiğimiz acılar, acıtıcılığını yitirir. Çünkü teselli kazanır." "Bir baba evladına önce ölümü ve susmayı öğretmeli. Kavgasızlığı değil, doğru sebepler için kavga etmeyi öğretmeli. O nasılsa yaşamayı ve konuşmayı öğrenir."
ŞizofrenEmre Timur · Az Kitap · 2018569 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2018 100. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2018 00:00
Okuduğum farklı bir kitapla geldim bu sefer. Öykü yarışmalarında çeşitli dereceleri olan, 2017 yılında düzenlenen uluslararası öykü yarışması kapsamında Barselona'da Türkiye'yi temsil eden Gökten Çağrı Aktan'ın kitabı. Yeni bir yazar @gokten_aktan ve daha önce tanışmadığım @la_kitap ile tanıştığım için memnunum. Kitap kapağından ve arka kapak yazısından yola çıkarak çok daha fantastik bir kitap beklemiştim aslında ama karşıma bir kabile çıktı. Yaşadıkları yeri anlatırken yazarın kullandığı masalsı giriş hem şaşırttı hem daha çok meraklandırdı. Ama kabile içi yaşananlara girince çok yabancı olmadığını anlıyorsunuz. O kadar yabancı değil ki, o ilkellikten günümüze kadar gelen şeyler mevcut. Günün koşullarına uydurulmuş haliyle tabiki. Güç arayışı, hırs, sahip olduklarına rağmen doymamak ve sahip olmak için savaşmak, ihanet, yancılık... Sorgulayanların zaten vay haline. Kitabımız, anlatılan maceraya uygun olarak güç gösterileriyle dolu. Kabile reisi seçerken ya da onun sağ kolu olmak için yerine getirilmesi gereken şartlar dehşetti. İtiraz eden, sorgulayan, inanmayan birinin verdiği mücadele ve feda ettikleri de ayrıca tartışılır. Olmasaydı dediğim küçük bir nokta var, ikilemeler biraz az mı olsaymış acaba. Kısaca türü sevenler rahatlıkla okuyabilirler. Zaten akıcı olan yormayan anlatımıyla, farklı oluşuyla da tercih edilebilinir. Bir kaç alıntı bırakıp müsadenizle yeni kitabıma doğru yelken açıyorum... "... inandılar : çünkü akıl yürütmek yerine, yürütülmüş akılların peşinden gitmeyi yeğleyen insanlardandılar..." "Korku, saygının eli sopalı zorba sevgilisiydi..." "Umuyorum ki bu dünya da adalet diye bir şey var ve herkesin ruhu kalbinin karaltısı kadar acı çekecek..." "İnsanların aklına kilit vurmanın tek yolu, korkutma üzerine kurulu bir din anlayışıyla mümkün
Sevimsiz TanrılarGökten Çağrı Aktan · La Kitap · 2018869 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 16:35
“Kurallar kaldırıldığında,parametreler ortadan kalktığında,insanların neler yapabileceğine şaşarsın” Bugün size ‘vay canına arkadaş!’dedirtecek bir kitapla geldim. “Biri beni izliyordu. Beni dinliyordu. Beni gözetliyordu. Beni takip ediyordu.” Sydney Denik..Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi.Üniversitede yaşadığı bir takım talihsiz olay sonucunda bursunu kaybetmesinin ardından şaşırtıcı bir kabul alır ünlü Madrona Vakfı’ndan.Son derece gizli bir kuruluş olan Madrona’da Alzheimer üzerinde çalışma süren ekibe katılmak için burs kazandığını öğrenir.Kabul edilmesi zor;hatta imkansız görünse de başarmıştı,bunu kaybetmeyi göze almayacaktı;çünkü gidecek başka bir yeri yoktu! Kendisi gibi başka öğrencilerle birlikte 16 hafta kalacağı Vancouver Adası’na gider.Adaya ayak bastığı andan itibaren gariplikler ortaya çıkar.Bazı öğrencilerin ‘sözde’ geri gönderilmeleri,hayvanlardaki tuhaf hal ve görünümler,mantarlar,gaipten gelen sesler,etrafta dolaşan ‘hayaletler’,ormanın sakladığı sırlar..Bunların hepsi gerçekten oluyor mu?Ya da orası tekinsiz bir yer mi?Belki de zaten DEHB’li olan Sydney’in aklı ona oyun oynuyordur ne dersiniz? Wes Kincaid..Dark romanlardan fırlayıp gelen tesisin yakışıklı beyin cerrahı ve stajyerlerin ‘zorunlu’psikoloğu.Daha ilk karşılaşmalarından itibaren Sydney ile aralarındaki çekim başta hoşuma gitse de,bu kadar kısa sürede gelişen büyük takıntı soru işaretlerine neden oldu(ki eklenen smut sahnelerden rahatsız olmasam da gerekli de bulmadım,hikayeye ne kattı ki?)diyordum ki sonları,tesis ve onlar hakkındaki tüm gerçekleri okuyana kadar.Sonunda soru işaretlerinden eser kalmadı,vay canına’lık kısmı işte tam da o noktada. Sydney’in doğru ve yanlışlarıyla verilmesi ve hatta sonunda ‘hangi kişi olmak istediğini seçmesi’ güzeldi.Betimlemeleri öyle
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202555 okunma