Vedat

Ölümü özledim anne. Yaşamak isterken delice...
Müzik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
yüzleştiğin acı tanımsızdır anne... erkendir her ölüm, sevdiğini uğurlarken buralardan. başlangıcı olup sonsuza uzanan tek şey zamandır. ve geriye kalan herşey, onun içinde kaybolmaya mahkumdur, biliyorsun. bunu tahmin etmemişsin işte, hiç böylesi aklına gelmemiş. düşlemiş miydin? böyle birşeyi nasıl düşlersin ki, düşlemedin elbet. sevdiğin hiçkimseye yakıştıramadın ki ölümü. onlar sıcaktılar, sevgi dolu. ama ölüm, içini üşütecek kadar soğuk. ellerin değil, duygularındı üşüyen şu yaz ortası. görememek, konuşamamak. bir gün önce yanında olandan, artık bir ömür boyu ayrı kalmak gibi yakıcı hisler kapladı heryanını. buydu demek, sevdiklerinden önce gitmek isteyişinin nedeni. bunu nasıl bir bencillikle istediğin ve isteğini ne kadar geçerli nedenlere dayandırdığın aşikardı şimdi. ona senden yakın olanların acısını görünce, sakladın kendi acını. öncelik sırasını karıştırdın acıların. onların bu haline mi, acının asıl nedenine mi üzülüyordu için, en ilk? gideceğin zamanı bilerek yaşamanın verdiği ağırlığı, bir kez daha hissetmiştin.
Edebiyat
Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım; Gün kasvet gece kasvet. Bulutlar, sisler içinde bunaldım; Gök mavisine hasret. Cahit Sıtkı Tarancı
Edebiyat
İçim mezarlık gibi.. Mezarlar peş peşe etraf sis ve buz kesen hava,gece vardiyasında yıldızlar.. Donuk ses,ıssız ortam,nemli toprak günahkar bedenler.. Dünya telaşında yüreklerinin yangınında harlanmış ruhlar..Mezar tasinda yazılanlardan fazlası ölüler.. Ayrı severim mezarlıkları. Herkesten her farklılıktan var orda;genci,yaşlısı,erkeği,kadını,iti kopuğu,delisi,akıllısı,çirkini,güzeli,sakhatı,körü,sağırı,dilsizi,mutlusu,kederlisi,yalnızı,pişmanı.. Bunca uçsuz bucaksız ruhani duyguları ve bedenleri bi metrekareye sığdırmak.. Ve bi gün kendi bedenimi de o metrekarede düşünmek.. Bi gülümseme yayıyor bu naif düşünce dudaklarıma.. Nasıl da isterim insanlığın tüm renklerinin toplandığı bu gökkuşağında bi yerim olmasını.. Madem yerim kalmadı bu dünyada,ben de bi rengi olayım bu gökkuşağının. Ayaklarım yürümesin toprak üzerinde artık,bedenimi sığdırsınlar o metrekareye. Sıcak toprak kütlesini soğuk bedenime atsınlar kürekleriyle. Ohh.. Sıcacık toprak.. Sizin olsun soğuk buz kesen dünyanız.. Gazabınızdan,kirliliğinizden sürekli yağmur yağan, gökkuşağı çıkmayan güneşsiz dünyanız sizin olsun. Ben içimin mezarlığına gömülüyorum. Yağmur dindi,çıktı gökkuşağı. VDTKPLN
Edebiyat
Dünyanın çivisi mi çıktı yoksa insanlar zıvanadan mı çıkmı bilmiyorum ama herşey anlamını yitirmiş durumda şuanda ve kimse artik ne ikinci bi şans verebiliyor ne de ikinci şans verilen kişi bunu hakediyor cünkü hayat cok muntazam biçimde degişmekte. İkinci şans nedir biliyor musunuz ikinci şans ayrılmak isteyen kişi "yeter bıktım sen şöylesin böylesin" dedikten sonra yalvaran diğer kişinin ama "yapma etme değişebilirim bir şans daha ver bana" dedikten sonra eğer ayrılan kişi bunu kabul ederse onun yaptığı eylemdir. Bu hayat bir oyun deil veya bir tiyatro deil Herkes kendi olmali herkes kalbinin sesine kulak vermeli Birbirine güvenmeli Güven olmadiktan sonra ne şans olur ne rakamlar... Birbirimizi sevmeliyiz Dünya şimdiye kadar hep kendi etrafinda ve güneş etrafinda dönüyor Bi gün bize dönerse işte o zaman neyin ne oldugunu göreceğiz Unutmamamiz gereken tek şey BİZ İNSANIZ ve hata da yapariz dogruları da... Onun icin birbirimizi herşeyimizle sevmeliyiz... Ahtapot Dostluğu
Edebiyat