bir sesim vardı gölgenden ikmale kalan biliyorum,
büyük çocukluktu birbirimizi sevmemiz cesaret işiydi, delikanlıcaydı,
bu korkunç sevgide yanlışlarımızı yeniden keşfedişimiz el değmemiş yalnızlıklara kalkışmamız yalnızlıklarımızı değiş tokuş etmemiz bu evcilik oyununda hatırla sana dizlerimi sana tabi bileklerimi ve topuklarımı sundum; çevirdikçe bedenini ruhunun radyo dalgalarında cazdı, bluesdu, klasik kemandı, klasik aşktı boktu püsürdü hatırla, senin gözlerin çokulusluydu senin gözlerin ham kadınsızdı çamurdandı ağzımda getirdiğim kar suyunu kalbine kaçırdım! ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin yatağa döküldü yatağıma döküldün yatağına döküldüm ve ben bu sonsuz savruluşta ince ince söküldüm! senin oldum!