Öyle bir his ki bu, ne durduğun yerde durabilirsin ne oturduğun yerde oturabilirsin. Öyle bir his ki bu, ne kalkıp çekip gidebilirsin ne kalıp kendine yazık edebilirsin. Öyle bir his ki bu, içinde kopan fırtınalar seni her gün bağıra çağıra ağlamaya kendini yırtmaya yöneltir ama sen sadece susup gözlerini tavana dikersin. Bazen hisler seni yavaş yavaş öldürür ama senden başla kimsenin ruhu duymaz.