Gözlerimi hiç kırpmadan ona dimdik bakmaya devam ettim. Ona karşı ancak bir kadının bir erkeğe, bir kölenin efendisine duyabileceği kadar büyük bir nefret duyuyordum. Gözlerinde onun da benden ancak bir efendinin kölesinden, bir erkeğin bir kadından korkacağı kadar çok korktuğuna ilişkin bir ifade yakaladım. Ancak bu yalnızca birkaç saniye sürdü. Sonra efendinin öfkeli ifadesi, kimseden korkusu olmayan bir erkeğin kızgın görünüşü yerleşti yüzüne. Kapının kulpuna uzandım; kolunu kaldırıp bana şiddetle vurdu. Kolumu ondan daha yükseğe kaldırıp tokatını şiddetle iade ettim. Gözlerinin akı kızardı. Cebinde taşıdığı bıçağı aramaya başladı; ama ben ondan daha hızlıydım. Bıçağı kapıp boynuna derinlemesine sapladım; boynundan çıkarıp göğsüne, göğsünden çıkarıp karnına sapladım.