“Kendimi hiçbir cezaya layık görmemeye de alıştım. Param olsaydı, beni beraat ettirecek kadar bir para cezası teklif ederdim; bundan bana bir kötülük gelmez. Ama ne yapayım, yok; bunun için para cezasını, ancak benim vereceğim kadar kesmenizi dilerim. Evet, belki bir mina verebilirim, onun için bu cezayı teklif ediyorum. Buradaki dostlarım Platon, Kriton, Kritobulos ve Apolladoros otuz mina teklif etmem için beni sıkıştırıyorlar; onlar kefil olacaklar. Haydi, otuz olsun; bu para için onlar size yeter teminat olacaklardır.”
“Size doğruyu söylemeliyim. Atinalılar, köpek hakkı için, bütün o araştırmalarımda baktım ki asıl bilgisizler, bilgilidir diye tanınmış olanlar! Bilgisiz denenlerde ise daha çok akıl var.”
Eylülün kararları sinirlendirdi beni. Ama genel olarak bakacak olursak güzeldi, akıcıydı. Kitapta en nefret ettiğim karakter Emreydi. Dünya belki de bunlarla boğuşmak zorunda olmazdı Emrenin korkaklığı olmasaydı. Cengizi umursamıyorum bile. Tarıkın benmerkezciliğindense %90 Anılı tercih ederdim. Geç oldu ama güç olmadı Eylül. Artık kendini seviyorsun.
Eroinle DansCanan Tan · Altın Kitaplar · 201221,6bin okunma