"Hayatı sevmeme izin vermiyordu aklım. Her şeyi, herkesi, her duyguyu reddediyordu. Ne yapacaktım hayattan zevk alarak yaşamak için. Herkes gibi yapıp karşı mı çıkacaktım? Çıkamazdım. Bedenim her türlü fırtınaya karşı çıktığı için yeterince yıpranmıştı zaten. Daha fazla karşı çıkıp direnmek çürütürdü aklımı, yenilgiye uğramış duygularımı ve bedenimi. Elim kolum bağlı bekliyordum kapkaranlık ormanda. Çünkü yapacak başka bir şey gelmiyordu elimden. Tek yaptığım bir ezik gibi ağlamaktı. Gözlerimde fırtınalı yağmurlar kopuyordu, ellerim ölü kokuyordu duygularımı bir bir kalbime gömmekten. Kalbim ölü duygular yüzünden delik deşik olmuştu. Delikler kendi kendine kapanmaya çalışırken yeni duygular gömülüyordu kelebek kadar kalbime. Ruhum ölü kokuyor, bedenimse parfüm"