belki radyonun pili bitmesin diye hep kısık sesle dinliyorsun en sevdiğin şarkıları, belki rüzgar alıp götürecek diye uçurtmanı tanıştırmak istemiyorsun gökyüzüyle, belki tuzlu suya alerjin var diye ayaklarını göremiyorsun denizin derinliklerinde, belki yarın karanlığa adım atmak zorunda kalmayayım diye bugünden ışıkları açık bırakıyorsun odanda, belki de öyle çok belkilerin vardır ki hiçbirini açıklayıp güçsüzlüklerini koz olarak vermek istemiyorsundur kimselere. Her zaman dik ve kendi ayakları üzerinde durmayı başaran imajı verebilen biri olmaktan gurur duyuyor olmalısın. Ama yine herhangi bir gün dinlenirken bir şarkı dinlediğin zaman ağlamak gelirse içinden, hep bana haber et olur mu? Başını yasladığın omzumda ya da göğsümde fark etmeksizin, ıslanan tişörtüm feda olabilir sana, tüm tişörtlerim de öyle olmasını temenni ederler.