Puan vermedi·314 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 17:44
1933 yılında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan Daniel ve tam 80 yıl sonra bu kayboluş hikayesinin arkasındaki gizemi bulmak isteyen gazeteci Claire'nin hikayesini tanıklık ediyoruz bu sefer. Yazarın anlatımıyla 1933 yılları,güçlülerin güçsüzleri ezdiği,yoksullar için iş bulmanın çok zor olduğu,bir kuru ekmeğe muhtaç olunduğu zamanlarmış,Böyle yıllarda anne olan Vera, çalışmak için küçük Daniel'i bir daha göremeyeceğinden habersiz son kez iyi geceler öpücüğü vererek evden ayrılır.Geldiğin de yatağını boş,oğlunun ayıcığını ise dışarıda bulacaktır.Karlı bir fırtına gecesi kaybolan Daniel için bir çok kişi evden kaçmış şimdiye kadar çoktan donarak ölmüştür dese de Anne Vera Ray oğlunun kaçırıldığına emindir.Bulmak için çabalar ama sonu hep hüsranla sonuçlanır. 80 yıl sonra olay tekrar gün yüzüne çıkınca gazeteci Claire bu sefer olayın arkasındaki gizemi çözmeye kararlıdır.Küçük Daniel evden kaçtı mı yoksa kaçırılmış mıdır? Ben Sarah Joi kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım okuduktan sonra biraz geç kaldığımı düşündüm açıkçası neden daha önce tanışmadım diye.Esere başlarken sonuna şaşıracaksınız,ters köşe oldum ortasında başka tahmin ediyordum sonu başka çıktı falan demişlerdi,sonu benim için ters köşe olmadı ortalarında çözmüştüm olayı ama bu kitabın heyecanından bir şey kaybettirdi mi asla sonuna kadar öylemi acaba değil mi diye ikilemde bıraktırmayı başarmış Sarah Joi. Kendisinin de anne olmasından kaynaklı diye düşünüyorum karakterin üzerinden evlat acısını bizlere o kadar güzel anlatmış ki kitabın içine girip Vera Ray ve Claire'ye sarılmayı çok istedim. Tabi ki yaşadıkları acıyı anlamak için okumak yetmez kitapla bağ kurmakta gerekiyor.Ben o bağı bu kitapta kurabildim sanırım yine yazarımız sayesinde. Kitabı çok sevdim o yüzden yazdıkça yazasım
Böğürtlen KışıSarah Jio · Epsilon Yayınları · 202444,9bin okunma
Akşam güneşinde göl
7/10
·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 08:41
Gelin, okuduğum ikinci Sarah Jio kitabına bir de beraber bakalım. Konusundan başlayacak olursak: ana karakterimiz Claire bir gazetecidir ve evliliği, kaybedilen bir bebekten sonra sallantılı haldedir. Hem kocası hem kendisini uzaklaştırdığı bir dönemden geçerken ilkbaharda meydana gelen beklenmedik bir kar fırtınası Clair’i 1933 senesine götüren bir hikaye yazdırmaya iter. Claire başta bu hikayeyi yazmak istemez ve araştırmaya başlamaz ta ki ipuçları ayaklarına gelene kadar. Aynı zamanda hikayeyi 1933 senesinde yaşayan Vera Ray’in ağzından dinliyoruz. Vera Ray 1933 senesinde vardiyalı çalıştığı işinden evine döndüğünde 3 yaşındaki oğlu Daniel’i bulamaz. Ancak Daniel sadece kaybolmuştur, o zaman Daniel nereye gitmişti veya onu kim almıştı? Bu sorularla okuyoruz aslında kitabı ve o kar soğuğunda Daniel’i kimin alabileceğini, kitabın sonuna kadar düşünmemiştim bile. Kitabı yaklaşık 3 ayda ancak bitirebilmiş olsam da kitap, gayet akıcı ve yalın bir dille ilerliyor. Okudukça Vera ve Charles’ın yarım kalmış hikayelerini düşünüyorum ve her şey daha farklı olabilirdi diyorum. Eğer Daniel’in varlığını bilseydi her şey daha farklı olabilirdi. Daniel ve Vera’nın yaşadıkları, o küçücük evde kurdukları sıcak bağ çok naif işlenmişti. Sonlara doğru Daniel’in o soğukta öldüğünü düşünürken aslında Charles’ın dedesi Warren, ilk adıyla Daniel olması ve onun yaşadığı gerçeği ne de hoştu. Her zaman üvey annesini değil de Verayı düşünmüş olması ve ona karşı hissettiği duyguların sonda kendi evine gitmesiyle gün yüzüne çıkıp, açtığı çekmeceyle beraber gelen mektubun bıraktığı izler unutulmaz. Vera ve Charles’ı okumak çok hoştu aynı zamanda Vera’nın kaybolmuş oğlu için kendinden verdiği izler de çok acı. Sarah Jio’nun bu kitabını ve Mart Menekşelerini bir yönden benzetiyorum aslında: her iki
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı...
2026 Okuma Raporları
Böğürtlen KışıSarah Jio · Pena Yayınları · 201844,9bin okunma
Karın Altında Saklı Hakikat: İki Mevsim, Üç Kadın, Tek Acı
Puan vermedi·360 syf.··
2026 2. kitabı
Seattle’ın göğü, 1933 yılının o tekinsiz baharında ansızın bir ihanete bürünür. Çiçek açmaya hazırlanan dalların üzerine çöken o meşhur “Böğürtlen Kışı”, sadece mevsimlerin dengesini değil, bir annenin dünyasını da karlar altına gömer. Şehrin bir yüzünde, elleri deterjanın ve soğuğun ayazında çatlamış, hayatın yükünü çamaşır kazanlarında eriten Vera Ray vardır. Diğer yüzünde ise, yüksek tavanlı malikânelerin steril sessizliğinde, bir eli yağda bir eli balda yaşayan, imtiyazın zırhına bürünmüş bir azınlık... Bu iki dünya arasındaki mesafe, sadece mülkiyetle ölçülmez; bu, adaletin bile paranın rengine göre şekillendiği, geçit vermez bir uçurumdur. Bir yanda hayatta kalma mücadelesinin çiğ çıplaklığı, diğer yanda Amerika’nın o dönemdeki "Lale Devri"ni andıran sahte ve kibirli ihtişamı... ​Ancak hayatın, sınıf tanımayan bir dili vardır: Kayıp. Aradan geçen onca yıla, değişen statülere ve modern dünyanın gürültüsüne rağmen; Vera, Claire ve hikâyenin o kilit kadınları, aynı ruhsal boşluğun ikliminde buluşurlar. İpek elbiselerin içindeki kalp ile yamalı hırkaların altındaki kalp, evlat acısının ve yarım kalmış bir aşkın sızısıyla aynı tempoda çarpar. Acı, en büyük eşitleyicidir; o devasa sınıfsal surları bir hıçkırıkla yerle bir eder ve bu kadınları, aynı trajedinin ortak paydasında sessizce kenetler. ​Bu sahnelerin arkasında duyulan melodi ise bir teselli değil, sarsıcı bir yüzleşmedir. Hayko Cepkin’in o derin, gotik ve giderek bir çığlığa dönüşen "Ey Hayat" yorumu, Seattle’ın puslu havasına bir bıçak gibi saplanır. Onur Akın’ın o toprağa dokunan naif hüzmü yerine, Hayko’nun o sert ve Batılı tınısı; Vera’nın karlar içinde evladını ararken attığı o dilsiz feryadı karşılar. Bir yanda Vera çaresizlikten nefesi kesilirken, diğer yanda o gamsız ihtişamın hüküm sürdüğü
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 20:39
Ağır bir kitap özellikle kadınlar için ağır bir kitap, çocuğunu kaybetmek düşüncesi bile insanı delirtir, bunu anne olunca belki daha iyi anlarız bilemiyorum ama anne olmadığım halde bile beni parçaladı. Yüreğim de o çaresizliği hissetmek hoş değildi.Allah hiç kimseye böyle bir acı vermesin. Bir anne çocuğu için her şeyi yapabilir, çocuğuna zarar gelmesi düşüncesi bile psikolojilerini altüst edebilir, bu yüzden hiçbir anne bu acıyı yaşamaz umarım. Çocuğunu ölerek kaybetmek ayrı bir acı. Belirsizlikle, yaşayıp yaşamadığını bilmeden kaybetmek ayrı bir acı. Sonuçlanmayan acı daha zarar verir bir bedene. Ölüsüne mi dirisine mi ağladığını bilememek. Vera Ray ismi bile acı çektiriyor. Acıyla bütünleşmiş kadın profili canlanıyor zihnimde. Onu çocuğunu sevdiği vakit, köşeye sinip, izlemek isterdim. tatlı tatlı uyuyo, sarı saçları yayılmış yastığa. Onu öpüp, kokusunu içime çekmek isterdim, sanki gerçekmiş gibi. Bir günlüğüne Vera olup, onu sabaha kadar izlemek isterdim. Akşam geldiğimde onu yatakta görmemek, Yarabbim fazla bir acı. Charles, korkağın teki tek kelime ile. Kızın onu orda terk edişini anlamalıydı. Vera'yı, kendi ailesi ile buluşturduğunda nasıl gururunu ayaklar altına aldıklarını görmüştü en azından gidip, Vera'yı görmeliydi ama o yeni bir hayat kurdu. Vera çocuklarına kutsalmış gibi kendini adadı ama onun yaptığı tam tersiydi. Claire ise nedense Vera gibi hissettiriyordu galiba yazar bütün annelerin aynı duygularda birleştiğini anlatmaya çalışıyordu. Kitabı okurken acaba hepsi Claire'nin hayal gücü mü, kazadan sonra hâlâ komada mı diye düşündüm ama sonradan bu son çok absürt ve sıradan geldi. Bence güzel bir sondu
1000Kitap
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma
Böğürtlen Kışı Sarah Jio
8/10
·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 00:00
Sarah Jio Böğürtlen Kışı kitabıyla annelik duygusunu iki farkı karakterle birlikte işliyor. Gazeteci Claire mayıs ayında birden bastıran kar fırtanısıyla <Ki buna Böğürtlen Kışı ismi veriliyormuş!> ilgili bir yazı kaleme alması lazımdır ve aynı kar fırtınasının 1933 yılındada yaşandığını görür. O yıl Vera Ray isminde bir kadın Daniel ismindeki 3 yaşındaki oğlunu kaybetmiştir. Claire bu olayı daha detaylı araştırarak kocası Ethan'ın aile sırlarını da bulacaktır. Zavallıı Vera Ray , Charles ona sahip çıkmalıydı,oğlunu bulmak için her şeyi göze almıştı. Romanın sonları biraz daha uzatılabilirdi çünkü Claire de çocuğunu kaybetmişti ve Ethan'la barışma hikayelerini daha uzun okuyabilmek isterdim. Gerçekten güzel akıcı bir kitap okunmasını da tavsiye ederim. Böğürtlen Kışı Sarah Jio
1000Kitap
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma