– Bacım, dedim, kimden, niye böyle kaçıyorsun? Bu kasabada yabancın yok ki senin. Yiğenlerin, ağaların, emmilerin, hepsi senden... Kuzu bile kurttan, sizin er kişiden kaçtığınız gibi kaçmaz. Anam, bacım ol, nedir bu, söyle bana? Seni bu erkekler yemez. Bak, işte sen bana sırtını dönüp duvara kapanmadın, ne iyi... Ya şu ağzını neden yazmayla kapamışsın?...
Ben böyle deyince kadın birden çenesindeki bezi çekip ağzını açtı da,
– Aha gördün mü? dedi.
Ağzında bir tek diş yoktu. Kızgınlıkla,
– Neden kapanırmışız! Bizde insan arasına çıkacak surat mı kalmış... dedi.
Hırsla tenekelerin tahtadan tutamaklarına sarılıp yürüdü. Donakaldım. Bu kadının isyanını şehir aydınlarına anlatabilseydim.