Kitap, Çanakkale kara savaşları açısından gayet bilgilendirici bir içeriğe sahip. Gerek işgalci güçlerin gerek Türk ordusunun ne gibi şartlar altında savaştığını gayet güzel bir şekilde açıklıyor. Bununla beraber yapılan harekâtların, alınan aksiyonların nedenlerini de içeriyor. Bizlerin yıldönümünü zafer duyguları içerisinde yaşadığımız 18 Mart tarihinin sonrasının neden o dönemde yapılmış en büyük amfibi harekâtı olduğunu çok daha anlaşılır kılıyor. Bunun yanında içeriğinde kaynakça belirtilerek atıf yapılan hatıra ve mektupların kıymeti de çok fazla.
Konu hakkında araştırmaya başlamak isteyen için iyi bir kaynak. Anlatılanları mutlaka harita ile eş zamanlı olarak okumanız ise çok şey kazandıracaktır. Böyle bir eserin artık baskısının yapılmıyor olması da ayrıca dikkatimi çeken bir durum oldu. Eminim bu eserden pek çok kişi istifade edebilir.
yıllar sonra, büyük bir incelik göstererek Gelibolu'da kendilerini mağlubiyete uğratan düşmanının cenazesine katılan Anzak Kolordu Komutanı Birdwood, Atatürk'ün cenaze törenini koordine etmekten sorumlu olan dönemin 1. Ordu Komutanı Fahrettin Altay Paşa'ya bu ateşkeste* er kıyafeti giyerek Türk mevzilerini yakından görme şansı olduğunu gülerek söyleyecektir.
*savaş esnasında naaşları toplamak üzere yapılan 8 saatlik ateşkes yapılması konusuna istinaden
yaralı ve ölü sayısının giderek artması üzerine Yüzbaşı Ray Leane, daha fazla ilerleyemeyeceklerini anlar ve yapılacak en doğru hareketin önce yaralıları tahliye etmek olduğuna karar verir. kendilerini denizden destekleyen Colne muhribine haber göndererek yardım filikaları ister. İngiliz resmi tarihine göre: "Türkler sahilde teskerecilerin yaralı taşıdıklarını görür görmez büyük bir alicenaplık örneği göstererek ateşi kesmiş ve yaralıların hepsi filikaya konuncaya kadar tek bir silah atılmamıştır." bu davranış Müslüman savaşçıların ne kadar centilmen olduğunun bir göstergesidir de.