❝Vesiledar❞

​"Gaza", "Cihad" ve "İ'lâ-yı kelimetullâh" davası bir anlamda zorla başka ülkelerin topraklarını almak manasına gelmiyor mu? ​Bunlar Müslümanların din düşmanları ile yaptıkları savaşlarına ve hedeflerine verilen isimlerdir. Toprak kazanmak veya kaybetmek işin neticesidir. Bu itibarla kelimelerin ihtiva ettikleri manaları iyi bilmek lazımdır. İşin sonucuna göre değerlendirme yapılmaz. ​Bakınız Osmanlı hukukunda gazâ ve cihad; Allah yolunda can, mal, dil ve diğer vasıtalarla savaşmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak şeklinde tarif edilir. "İ'lâ-yı kelimetullâh" veya "fî sebîlillâh cihâd" diyerek belirtilen husus ise, Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaştır. ​Şunu net bir biçimde ifade etmek gerekirse Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi, bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. Maksat, isteyenlerin İslam'la girmelerini, istemeyenlerin ise İslam'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaşamalarını temindir. Bu yüce gayeye ulaşmak için, son başvurulacak çare cihaddır. İslam'a karşı yapılan saldırıları durdurmak zehirli ve yıkıcı saldırılarını önlemek de cihaddır. ​Bu noktada cihadın alanına, İslam'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi, Kemalpaşazade'nin ifadesiyle, saf İslam inancının bozuk inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. Nitekim Yavuz Sultan Selim Han'ın İran'a karşı ilan ettiği savaş, böyle bir maksada yöneliktir. ​Osmanlı fetihleri ve tarihi iyi incelendiğinde, maksadın hiçbir zaman diğer ülkelerin topraklarına ve arazilerine konmak olmadığı çok iyi anlaşılır. Zira çoğu kez padişahlar, fethettikleri toprakları, cizye ve haraç vermek şartıyla tekrar eski Hristiyan idarecilere teslim edebiliyordu.
Sayfa 76 - TİMAŞ·Kitabı okuyor
Reklam
Târîh boyunca, îmânlılar ile îmânsızlar çarpışmakda, kuvvetli, çalışkan olan, gâlib ve hâkim olmakda, inançlarını, düşüncelerini yaymakdadır. Bu çarpışma, harb vâsıtaları ile, döğüşerek olduğu gibi, propaganda ile, neşr yolu ile de yapılmakdadır. Şimdi, ikinci savaş bütün hızı ve kuvveti ile hergün devâm etmekdedir. Îmânsızlar, alçakça ve açıkça iftirâ etdikleri gibi, müslimân şekline girerek, din adamı görünerek, islâmiyyeti içerden yıkmağa da çalışıyorlar. Kitâblı ve kitâbsız bu kâfirlerin, plânlı olarak hâzırladıkları uydurma kitâbları, radyo, televizyon neşriyyâtı ve sinema filmleri bir yandan, câhil ve münâfık kimselerin, dünyâlık ele geçirmek için, ortaya çıkardıkları yanlış, bozuk din kitâbları ve sözleri de bir yandan, dîni, îmânı yok etmekdedir. Bu ma’nevî yıkıntıyı durdurabilmek için, Ehl-i sünnet âlimlerinin doğru bilgilerini yaymakdan başka kurtuluş yolu yokdur. Bunun için, yıllarca çalışarak, o büyük âlimlerin kitâblarını inceledim. Sonsuz ölüme sürükleyen kalb hastalıklarının ilâcı olan kıymetli yazıları toplamağa ve terceme etmeğe uğraşdım.
Hakikat Kitabevi·Kitabı okuyor
...Mal sâhibi, mülk sâhibi, kendi malını, mülkünü dilediği gibi kullanır. İnsanların bir işe uygun yaratılmasını, ya’nî kâbiliyyet ve isti’dâdı, hiç te’sîrli görmüyorum. Çünki, te’sîr olursa insanlar mecbûr edilmiş olur. Allahü teâlâ seçer, dilediğini yapar.
Hakikat Kitabevi·Kitabı okuyor
Bu büyüklerin gemisine binen, geminin gittiği yere gider. Ehl-i sünnet gemisinin kaptanı belli, gemi de sağlam olduğu için, bu yolda olanların hepsi sonundan ümitlidir. Bütün korku, bir kazayla, dalgınlıkla, şu veya bu şekilde, ahmaklıkla bu gemiden atılma, denize düşme tehlikesidir. Nefsinin isteklerine kapılıp da, hayalhanede yüzerken denize düşenin, sonra tekrar gemiye yetişmesi çok zor olur. ​ Hikmet ehli zatlar
"İslamiyete yardımın en kymetlisi en ehemmiyetlisi,Ehl-i sünnet i'tikâdını ve ahkâm-ı islâmiyeyi meydâna çıkarmak, fitne ve fesâd ateşini söndürmektir. İslamiyete hükûmete ve millete, bu imdâdı yapacak olan, ancak, doğru yolda olan âlimlerdir, Böyle âlimler siyâsetle uğraşmaz. Dini siyâsete, mal, sandalye ve şöhret kazanmaya âlet etmez. Kendilerine din adamı ismini verip Kur'ân tercemeleri, din kitâbları yazan, mal ve makâm âşıkları, âhiret âlimi değil dünyâlık toplayıcılarıdır. Bunların kitâbları mecmû'aları sözleri zehirdir. Dini îmânı bozar ve millet arasına fitne, fesâd sokar."
Hakikat Kitabevi·Kitabı okuyor
Reklam