Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğimiz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana. Oysa orada kalmaya devam ettikleri sürece onları birbirlerine yamadığımızı zannederiz. ... Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.
İnsanlar ruhsal anlamda bir acı yaşıyorlarsa, istek duyacakları son şey, yargılanmak veya kınanmaktır. Doğru olan, bu toprakların geleneğine uygun bir biçimde, müşfik olmak, şefkati çoğaltmak, insanın insana şefkat ve kardeşlikle bakmasını sağlamaktır. Bu meziyete empati veya hemhal oluş diyoruz.