Genellikle duyguların birer hesaplama ürününden ibaret olduğunu fark edemeyiz çünkü bu seri hesap işlemi farkındalık eşiğimizin çok altında bir yerde cereyan eder. Beyindeki hayatta kalma ve üreme olasılığını işleyen milyonlarca nöronu hissedemediğimizden yılanlardan korkmamızın, cinsel eş tercihimizin yada Avrupa birliği hakkındaki fikirlerimizin esrarengiz bir ''özgür irade'' sebebiyle ortaya çıktığı yanılsamasına düşüyoruz.
Çoğu insan, 19. yüzyılda at arabası sürücüsüyken taksi şöförlüğü yapmaya başlayanların değil, 19. yüzyılda büyük bir hızla iş sahasının bütünüyle dışına atılan atların kaderini paylaşabilir.
Otomasyonun kitlesel işsizliğe yol açacağına dair korkular 19. yüzyıla kadar uzanıyor ve şimdiye kadar bu korkuların gerçeğe dönüştüğü görülmedi. Sanayi Devrimi'nin başından itibaren makinelere kaptırılan her iş koluna karşılık en azından bir adet yeni işkolu yaratıldı ve ortalama hayat standardı çarpıcı biçimde arttı.
Tarihte ilk defa salgın hastalıktan ölen insan sayısı yaşlılıktan ölenlerden, kıtlıktan ölenlerin sayısı aşırı kilodan ölenlerden ve zorbalıktan ölenlerin sayısı trafik kazalarında ölenlerden daha az.